(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/15507 E. , 2013/15146 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir. Somut olayda; maddi sıkıntı içinde bulunan sanık ...’in doğum yapacak olan eşi sanık ...’in doğumunu bir kamu kurumu olan ... Devlet Hastanesine yaptırmak istediği, para ödememek kastıyla, sanık ...'ten eşi sanık ... karnesini istediği, sanık ...’in sağlık karnesini kullanarak gerekli işlemlerin ve doğumun bu hastanede yapılmasını sağladıkları iddia olunmuş ise de; sanık ...’e ait yeşil kartla doğum yapan sanık ...’in 1987 doğumlu, sanık ...’in ise 1981 doğumlu olduğu, sanık ... ile sanık ... arasında 6 yaş fark bulunduğu, muayeneye gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevinin hastane yetkililerinin görevi olduğu, sağlık karnesinde fotoğraf bulunmakta olup basit bir incelemeyle durumun tespit edilebileceği, bu nedenle hastane yetkililerini aldatabilecek nitelikte hile oluşturabilecek nitelikte bir davranış bulunmadığı anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurlarının oluşmadığı yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.