Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2011/18804
Karar No
K. 2012/44232
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2011/18804 E.  ,  2012/44232 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1.Sanık hakkında 18.11.2005 tarihinde işlenen dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; Şırnak'ta faaliyet gösteren sahibi ve sorumlu müdürü... olan, ... Eczanesi ile ilgili yapılan teftişte Eczacı...'in 10/03/2005 tarihinde vefat ettiği, eczacının vefatının Emekli Sandığına bildirilmediği, sandık ile sözleşme yapmadan reçete kabulü yaptıkları,eczanede kalfa olan sanığın bu reçete bedellerini tahsil ederek sandığı toplam 54.764.09 TL zarara uğrattığından bahisle, cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, 54.764,09 TL tutarındaki ilaçların hastalara verildiği, söz konusu ilaçları hastaların bir başka eczaneden de temin etmelerinin mümkün olduğuna göre, herhangi bir kamu zararının ortaya çıkmadığı,bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

2.Sanık hakkında 04.01.2005 tarihinde işlenen dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,

Sanığa atılı suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının; sorgusunun yapıldığı 23.05.2007 tarihiyle inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'un 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.