Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2011/19291
Karar No
K. 2013/3978
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2011/19291 E.  ,  2013/3978 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçi kurum vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1.maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenip şikayetçi kurum vekilinin 5271 Sayılı CMK'nın 237/2 ve 238.maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanık ...'in çalıştığı Hakkari Türk Telekomda görevi nedeniyle yetkisi olmadığı halde sanal numaralar oluşturduğu, oluşturmuş olduğu sanal numaraları baldızları sanıklar ... ... ve ...'in cep telefonlarına yönlendirdikleri, sanal numaralar kullanmak suretiyle sanıklar ... ve ... çok uzun sürelerle görüşme yaptığı, Telsim (...) abonesi olan sanık ... ve ...'ın, bu şekilde kontör kazandıkları, ... abonesine kontör kazandırması ve görüşülmeler ve arama yapılmasından dolayı katılan kurumun 60218,99 TL zararının oluştuğu olayda kamu kurum ve kuruşlarının zararına dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Suç tarihinin 31.07.2005 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 01.03.2006 olarak yazılması ancak karar gerekçesinde 01.06.2005 öncesi kabul edilerek 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK karşılaştırılarak sanıklar lehine olan yasanın belirlenmesi sonuç olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nun uygulanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden, suç tarihi itibariyle 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19.maddesi ile değişik TCK. nun 158/1. fıkrasına eklenen “... Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” hükmünün uygulanmaması aleyhte temyiz olmadığından, sanıklar hakkında hüküm kurulurken TCK'nun 37.maddesi delaletiyle yerine 39.maddesi delaletiyle şeklinde yazılması mahallince düzeltilebilir yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.