(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13916 E. , 2012/38016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaya gelince; sanığın, olay tarihinde müştekinin ... yerine gelerek elinde telsiz ve polis kimliği olduğu halde kendisini polis memuru olarak tanıttığı, karakoldaki amirlerinin cep telefonu almak istediklerini, cep telefonlarını amirlerine gösterip hangisini beğenirlerse onu alacaklarını söylediği, böylece baştan itibaren hileli davranışlarla müştekiyi aldatarak 1.500,00 TL değerinde nokıa 6260, 6600 ve 7610 modallerinde 3 adet cep telefonunu yanına aldığı, müştekinin yanında çalışan tanık ... ile beraber karakola gitmek bahanesiyle birlikte gittiği, tanığı atlatıp telefonlar ile beraber kaybolduğu, sanığın böylelikle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.