(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/488 E. , 2013/14085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın ... plakalı aracına katılan şirkete ait 5652 kg. levha sacı ...'dan ...'a götürmek üzere yüklettikten sonra teslim adresine götürmeyerek ...'da sattığının iddia edildiği somut olayda; sanığın savunmasında sacı katılan şirketten ortağı olan ... ile satın aldıklarını, aralarındaki ilişkinin alışveriş olduğunu, nakliye amacıyla almadığını, buna ilişkin irsaliyenin de bulunduğunu, almış olduğu saclar ile ... Emniyet lajmanlarının kazanını yaptığını beyan etmesi, katılan şirket tarafından düzenlenen 03.02.2007 tarihli sevk irsaliyesinde sanığın müşteri olarak gösterilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından ...'ın tanık olarak dinlenilmesi, katılan şirketin kayıtlarının incelenerek sanığa bu miktarda sacın satılıp satılmadığının tespiti ve ... Emniyet Müdürlüğü'nden sanığın lojmanların kazan işini yapıp yapmadığın sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
1.Hükmolunan 5 gün adli para cezası hesaplanırken,
TCK'nın 61/8. maddesi hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, birim gün sayısının tayin edilip günlüğü 20.00 TL hesabıyla adli para cezasına çevrilmesinden sonra indirim maddeleri uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayini ve hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2.5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
3.Sanığın katılan şirkete olan borcunu müşterisinin verdiği senetleri ciro etmek sureti ile ödediğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından katılan şirkete sanık tarafından ödemenin yapılıp yapılmadığı sorularak, ödeme varsa, sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin de değerlendirilerek, sonucuna göre 5377 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.