Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2013/16352
Karar No
K. 2013/14275
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2013/16352 E.  ,  2013/14275 K. "İçtihat Metni"TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I

Hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1, 265/1-3-4 ve 152/1-a maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, 1 yıl 12 ay hapis ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair ... (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2011 tarihli ve 2010/540 esas, 2011/323 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31.05.2013 gün ve 2011/8886/34838 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2013 gün ve 2013/199369 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre,

1.Kayden 20/03/1988 doğumlu olup suçun islendiği 22/10/2005 tarihinde 18 yasını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezalardan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,

2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak sanık hakkında hırsızlık suçundan yöntemine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinde 18 yaşından küçük sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

1.Tebliğnamenin “2” no.lu bozma istemine ilişkin incelemede,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2005 gün ve 2055/38-63 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyip iddianamede dava konusu yapılan eylemin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanması gerekir, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, CMK’nın 226/1. maddesinin sadece suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği, CMUK'nın 259. maddesindeki düzenlemeye benzer bir hükme 5271 sayılı CMK'nın da yer verilmediği nazara alınmadan ve CMK’nın 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” hükmüne aykırı biçimde hırsızlık suçundan usulen kamu davasının açılması sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; ...

1.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2011 gün ve 20010/540 esas 2011/323 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA; suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan BERAATİNE, ve hükmolunan cezanın çektirilmemesine,

2.Tebliğnamenin 1 ve 3 no.lu bozma istemlerinin incelenmesinde,

Suça sürüklenen çocuğun 20/03/1988 doğumlu olup suç tarihi olan 22/10/2005 tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamadığı halde hakkında TCK'nın 31/3. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiği ve fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanamayacağının, gözetilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, ...

1.Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2011 gün ve 2010/540 esas, 2011/323 sayılı kararın CMK’nın 309. maddesinin 4 fıkrasının d bendi uyarınca BOZULMASINA, mahkemenin kabul ve taktirine bağlı kalınıp bozma nedenine göre uygulama yapılarak, TCK'nın 265/1,3 ve 4 maddeleri ile belirlenen 1 yıl 12 ay hapis cezasından 31/3 madde ile 1/3 oranında indirimle, 1 yıl 4 ay hapis, TCK'nın 152/1-a maddesi ile verilen 2 yıl hapis cezasının 31/3 madde ile 1/3 oranında indirimle 1 yıl 4 ay hapis cezası olarak eklenmesine, TCK 53/1. maddesinde belirtilen a-b-,d,e bentlerindeki haklarını hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, “c” bendindeki, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık haklarını şartla salıverilme tarihine, kendi alt soyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına, ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog