(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/637 E. , 2011/2786 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ...... ile davalı vekili Avukat ...... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Dava, 10.02.2006 tarihli atıksu yapım sözleşmesi uyarınca davalıya teminat olarak verilen ve icra takibine konulan 31.000,00 TL'lik senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Takibe konulan senet atıksu sisteminin sözleşmesine uygun biçimde yapılıp teslim edilmesini temin amacıyla düzenlenmiştir. Davalı iş sahibi tarafından icra takibinden önce sistemde eksikliklerin bulunduğu iddiasıyla açılan dava sonucu bir kısım eksikliklerin bedelinin yükleniciden tahsiline karar verilmiş, bununla ilgili olarak hükmolunan bedel 26.07.2007 tarihinde yani dava konusu icra takibinden ve davadan sonra ödenmiştir. Ödeme yapıldıktan sonrada davalı iş sahibi yaptığı icra takibinden feragat etmiştir. Takip tarihinden önce yükleniciden alacaklı bulunan davalı iş sahibinin icra takibini kötüniyetle yaptığı ve bu davanın açılmasına da neden olduğundan sözedilemeyeceğinden mahkemece %40 icra inkâr tazminatına hükmolunması ve davalının masraf ve vekâlet ücretiyle sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmekte ise de düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.