(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5378 E. , 2012/1845 K. "İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum ve N.. D.. İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Fidan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava zararlandırıcı sigorta olayının işkazası olduğunun tespiti ile bu olay sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 18.09.2001 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek zararlandırıcı sigorta olayının işkazası olduğunun tespiti ile 1.000,00.- TL maddi, 10.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece SGK hakkındaki dava konusuz kaldığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı urettin Dilmaç hakkındaki davanın husumetten reddine, SGK'nca karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, 10.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı N.. D.. İnş...Ltd Şti'nden tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. % 35 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında % 40 ve davalı N.. D.. İnş...Ltd Şti'nin ise % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.
Yapılan incelemede, manevi tazminat istemine ilişkin dava dilekçesinde, davacı vekilinin meydana gelen iş kazasında sigortalının hiçbir kusurunun olmadığını ve giderek davalıların tam kusurlu olduğunu belirterek talepte bulunduğu alınan kusur raporunda da meydana gelen olayda ölen sigortalıya %40 kusur izafe edildiği anlaşılmıştır. Kazalının %40 oranında kusurlu bulunduğu belirtilen kusur raporu karara esas alındığına göre, sigortalının kusursuz olduğu belirtilerek dava açıldığından talepten bir miktar indirim yapılarak manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken talebin aynen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı N.. D.. İnş...Ltd Şti'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.