Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/997
Karar No
K. 2010/686
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi         2009/997 E.  ,  2010/686 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davalının icra takibine vâki itirazının iptâline, takibin 34.928,00 TL üzerinden devamına; alacağa takip tarihi itibariyle faiz yürütülmesine ve davacı yararına %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmiş ve verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Zeytinburnu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1701 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirketin adî takip yoluyla davalı şirket hakkında başlatmış olduğu icra takibinde; 14.02.2007 tarih 057513 nolu fatura ile aynı tarihli ve 059351 nolu irsaliye dayanak alınarak 34.928,00 TL alacağın %29 oranındaki ticari faiziyle tahsilini istediği ve takip borçlusu şirketin süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık süresi içinde açılmış olduğu tespit olunmuştur.

Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı şirket ile dava dışı Küçükçekmece Belediyesi arasında yapılan sözleşme ile davalı tarafından yapımı yüklenilen Halkalı Kültür Merkezindeki işler kapsamında olan “Mekanik Tesisat Havalandırma, Isıtma ve Soğutma Tesisatları” işini de yanlar arasında sözlü olarak yapılan “alt yüklenici” sözleşmesi gereğince davacının yüklendiğini, icra takibi ve davaya dayanak alınan faturada gösterilen işlerin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini ve iş bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş olduğu halde; 05.10.2007 havale tarihli dilekçesinde ise; bedeli istenen işin, önceki tüm işlerden ayrı olan “Halkalı Kültür Merkezi Kompleksi içindeki spor salonunun tesisat, ısıtma, soğutma ve iklimlendirme” işleri olduğunu açıklamıştır.

Davalı vekili de savunmasında; davacı tarafın bedelini istediği işin müvekkili davalı şirket ile dava dışı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı arasında yapılan 24.05.2006 tarihli sözleşmenin konusu olan işin kapsamında kaldığını ve davacının hakettiği tüm iş bedelinin ödenmiş olduğunu bildirmiştir.

Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Ancak, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve tarafların açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde; yanlar arasında “sözlü” sözleşme yapıldığı ve aralarındaki akdî ilişkinin, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince, bir eser sözleşmesi olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı alt yüklenici; davalı şirket ise yüklenicidir. Davalı şirket ile dava dışı Küçükçekmece Belediyesi arasında yapılan sözleşmenin 3. maddesi “Halkalı Kültür Merkezi binasının fan-coil tesisatı ile sığınak havalandırma tesisatı yapımı işi- işin yapılma yeri; İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Halkalı Bölgesi Halkalı Kültür Merkezi” içerikli olup, işin niteliğini ve yerini tanımlamaktadır. Mahkemece, hükme dayanak alınan 24.06.2008 günlü bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde; davacının yaptığını ileri sürdüğü işin, az yukarıda belirtilen 24.05.2006 tarihli sözleşme kapsamındaki işlerden olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, bu yönden denetime elverişli olmadığı da görülmektedir.

Diğer yandan, davalı taraf, davacıya tüm iş bedelinin ödenmiş olduğunu savunduğu halde; bilirkişi kurulu, bu yöne ilişkin bir inceleme yapmadığı gibi, mahkemece de davalının belirtilen savunması değerlendirilmemiştir. Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi hükmü gereğince, yanlarca başka bir düzenleme kararlaştırılmamış ise, yüklenicinin hakettiği iş bedeli, işin teslimi zamanında istenebilir olur. Bu yasal nedenle, sözleşme konusu işin yapılarak iş sahibine teslim ve onun tarafından da kabul edildiğini ve bedelin istenebilir olduğunun yüklenici –somut olayda davacı; iş bedelinin istenebilir olmadığını ya da tamamen veya kısmen ödendiğini iş sahibi –somut olayda davalı, yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidirler.

İş bedelinin tutarı da yanlar arasında çekişmelidir. Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi gereğince, yanlarca önceden iş bedeli kararlaştırılmamış ya da yaklaşık olarak kararlaştırılmış ise, iş bedelinin tutarı; uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu, işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre mahkemece belirlenir. Somut olayda ise mahkemece, hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde düzenlenen yasal yönteme de uygun değildir.

İcra takip alacaklısı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmünde öngörülen tüm yasal koşulların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda davası kabul edilen takip konusu alacağın takip borçlusu davalı tarafından belirlenebilir yani likid olması zorunludur. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak alacak kabul edilmiş olduğuna göre davası kabul edilen alacağın likid olduğu kabul edilemez. O halde, kararın uygulanmasında da tereddüd oluşturacak şekilde; “haksız itiraz edilmiş olmakla %40 icra inkâr tazminatı uygulanmasına” şeklinde karar oluşturulması da doğru olmamıştır. Yine, davası kabul edilen asıl alacağa uygulanması gereken temerrüt faizinin nevi ve oranının kararda gösterilmemiş olması da kabul şekli bakımından doğru değildir.

Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde inceleme yaptırılarak, bedeli istenen işlerin Küçükçekmece Belediyesi ile davalı arasında yapılan 24.05.2006 tarihli sözleşmenin kapsamındaki işlerden olup olmadığının tespiti ile sözleşme konusu işin kapsamında kalan işlerden olsa dahi; davalı delilleri ve davacının karşı delilleri toplanarak davacıya yapılan ödemelerin belirlenmesi, bedelde yanlar arasında uyuşmazlık bulunduğundan Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun şekilde, iş bedelinin mahkemece belirlenmesi ve kanıtlanan davalı ödemeleri varsa değerlendirilmesi ile varılacak sonuca göre davacının hakettiği istenebilir alacağının bulunması durumunda tahsiline; aksi halde davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.