20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2020/1290 - 2022/871
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/01/2020
NUMARASI : 2019/204 E. - 2020/3 K.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın SMK'nın 156/2. maddesi uyarınca yetkili olan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görüldüğü, bu nedenle davalı ... vekilinin, mahkemenin yetkisine yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı, öte yandan yargılama sırasında davalı ...'e, dava dilekçesi ve tensip zaptının 31.05.2019 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, bu yönden de davalı ... vekilinin istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, bunun dışında başvuruda yer alan ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olmadıkları, davacı markalarının tanınmış olduğunun da dosya kapsamı ile ispat edilemediği, dolayısıyla SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı ile davalılar ... Kurumu ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı ile davalılar ... Kurumu ve ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Taraflardan ayrı ayrı alınması gereken 80,70.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 54,40.TL istinaf karar ve ilam harçlarının mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/06/2022 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2022
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.