Aramaya Dön

(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/3793
Karar No
K. 2011/7034
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BERAATİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2011/3793 E.  ,  2011/7034 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık ...'ün beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Somut olayda Mahkemece, 20.08.2009 tarihli dilekçe ile bildirilen Ziraat Bankası lehine ipotekli ... İlçesi, Hamamlı Köyü, Ömerderesi mevki 196 parsel sayılı taşınmazın değerinin 250.000,00 TL ve Ziraat Bankasına olan borcun ise 215.669,00 TL olduğu açıklanarak, şikâyete konu icra dosyası borcunun 19.886,86 TL olması karşısında, borçlu sanığın borcuna yeter miktarda malını beyan ettiği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

İİK'nun 74. maddesinde; "Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın tür, mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini icra dairesine bildirmesidir" şeklindeki düzenleme ile mal beyanının hangi unsurları içermesi gerektiği belirlenmiş olup, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun yaptırıma bağlandığı aynı Yasanın 338. maddesindeki, "Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklindeki düzenleme çerçevesinde somut olaya bakıldığında; borçluya 19.886,86 TL'lik borcu nedeniyle usulüne uygun ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresi içinde verdiği ve İİK'nun 74. maddesine uygun bulunan 20.08.2009 tarihli mal bildiriminde, ....adresinde bulunan evinin Ziraat Bankasına ipotekli olup, başka malının olmadığını ve borcu ödeyecek gücünün bulunmadığını beyan etmesine rağmen, ipotekli bu taşınmaz üzerinde birden fazla hacizler bulunduğu gibi, borçlu sanığın mal beyanı dilekçesinde bildirmediği ... Mevkii, 288 parsel ve ... Köyü 874 parsel, ... Mahallesi, 1563 ada, 1 parsel, ... Mahallesi, 1170 parsel sayılı taşınmaz malları ile 1978 yılında vefat eden dedesi ... ’den kalan sekiz adet taşınmazda da hissedar olduğu anlaşılmaktadır.

Mal beyanında bulunmanın amacı, alacaklının alacağına kolayca kavuşabilmesi için borçlunun hacze konu teşkil edebilecek mallarını göstermesidir. Diğer bir deyişle, hacizden önceki dönemde, hakkında icra takibi yapılan borçlunun ne gibi mallarının bulunduğunun saptanmasıdır. Böylece borçlunun takip konusu alacağı karşılayacak miktardaki malları tespit edilerek, borçlunun haczedilecek mallarının bulunmasını kolaylaştırmak suretiyle alacağın kolayca tahsil edilmesi sağlanacaktır.

Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunma açısından ise; borçlu, başkasına ait mal, alacak ve hakları kendisininmiş gibi veya kendisine ait mal, alacak ve hakları başkasına aitmiş gibi gösterir (beyan eder) veya saklar, ya da kendisine ait mal, alacak ve haklar üzerinde üçüncü şahısların mevcut haklarını bildirmez veyahut bildirdiği malların kıymetleri ve vasıfları hakkında icra müdürünü hataya düşürecek müspet beyanda bulunur veya bu hususta kasten sükut eder, beyan ettiğinden başka malları da mevcut halde yokmuş gibi beyanda bulunursa, gerçeğe aykırı (hakikate muhalif) beyanda bulunmuş olur.

Somut olayda borçlu dilekçesinde, ipotekli taşınmaz dışında başkaca mal varlığı bulunmadığını açıkça beyan etmiştir.

Beyan ettiği bu taşınmaz üzerinde şikâyet konusu icra takibi ile birlikte 11 adet, bildirmediği diğer taşınmazları üzerinde 10 ilâ 13’er adet haciz şerhleri bulunmaktadır. Sanık dilekçesinde, bu hacizlerden hiç bahsetmediği gibi “başka da hiçbir malım yoktur” demek suretiyle alacaklıyı ve icra dairesini yanıltacak şekilde bildirimde bulunmuştur. Hal böyle olunca; sanığa isnat edilen gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu sabit olmasına rağmen, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 14.11.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY DÜŞÜNCESİ

Somut olayda, şikayete dayanak yapılan ... İcra Müdürlüğünün 2009/1873 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, takip miktarının 19.886,86 TL olduğu, sanığın 20/8/2009 tarihli mal beyanının şikayet dilekçesindeki iddiaya uygun bulunduğu, ... Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen tapu kayıtlarına göre, sanık adına ... Köyü Ömerderesi mevkiinde 196 parselde 385 m2'lik ve aynı yerde 288 parsel numaralı 209 m2'lik ve ... köyü 874 parsel no'lu 205 m2'lik arsalarının olduğu ve üzerlerinde çok sayıda haciz ve ... Bankası lehine oluşturulmuş ipoteğin bulunduğu, ... Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen tapu kaydına göre de, İlçesi .... Mah. 1563 ada 1 parsel nolu 21.809,50 m2'lik taşınmazda 26/2400 hissesi olup, bunun üzerinde de çok sayıda haciz bulunduğu, ... Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen kayda göre de, ... Köyünde 1170 sayılı parsel 19773,80 m2'lik taşınmazda 3/7216 hissesinin bulunduğu ve üzerinde haciz şerhinin olmadığı,

Müşteki vekilinin, 5/10/2009 havale tarihli dilekçesi ile, sanık hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2009/1873 esas sayılı dosyası ile yapılan takip sırasında verdiği 20/08/2009 tarihli mal beyanında, ... adresinde ... Bankası lehine ipotekli evi dışında malının bulunmadığını beyan etmesine rağmen, ..., ... ve Manyas Tapu Sicil Müdürlüklerinde borçlunun adına kayıtlı çok sayıda taşınmazının bulunduğunu, ayrıca evindeki menkul mallarını da bildirmediğini ileri sürerek, sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması talebinde bulunduğu, yargılama sırasında sanığın ...

İcra Mahkemesine verdiği 17/2/2010 havale tarihli el yazısı ile yazılmış savunmasında, 20/8/2009 tarihinde verdiği mal beyanının gerçek olduğunu, ... Tapu Sicil Müdürlüğü ... Deresi mevkiinde evinin ve arkasında şu anda evi ile müşterek bahçesinin aynı arsa olduğunu, sadece birleştirilmediğini, bu durumu evi olarak mal beyanında bildirdiğini, Aşağıyapıcı Köyünde bir arsası olmakla birlikte sit alanında kaldığı için alıcı bulup satamadığını, kendisi için bir değerinin bulunmadığını, ... İlçesinde yerinin olmadığını, bildirilen tapudaki yerinin olduğunu yeni öğrendiğini, ... Belediyesinin spor alanı içine aldığı bin kişinin bulunduğu alanda 5-10 m2'lik yerin mal beyanında saklanacak bir yer olmadığını, Manyas Tapu Sicil Müdürlüğünün bildirdiği Kızık mevkiindeki arsalarının, Serpin Manyas tesislerinde üç adet devremülkü için verilen yerler olduğunu ve tesislerin halen kapalı olduğunu ve iflas ettiğini, kimsenin almadığını, kendisi için bir değer ifade etmediğini beyan ettiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, 288 numaralı parselin 196 parsel ile sınır komşusu olduğunu, aralarında herhangi bir sınır ayrılması bulunmadan bahçe düzenlemesi bulunduğu, 196 sayılı parselin üzerindeki triplex yapı ile birlikte 250.000,00 TL, boş olan diğer parselin de 30.000,00 TL değerinde olduğu kanaaten bildirildiği, yargılama sonunda, ipotek borcunun 215.669,00 TL ve taşınmazın değerinin de 19.886,86 TL olduğu, bu durumda mal beyanında bildirilen taşınmazın değerinin borcu karşıladığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Sanığın üzerine atılı bulunan gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu 5358 sayılı Yasa ile değişik İcra ve İflas Kanunu'nun 338 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenerek yaptırıma bağlanmıştır. Atılı suçun oluşabilmesi için, beyanın, İcra ve İflas Kanunu'nun 74 ncü maddesine uygun bulunması ve beyanın bilerek gerçeğe aykırı yapılmış olması gerekmektedir. Daha önce uzun süre icra ceza suçlarına bakan Yargıtay Yüksek 8. Ceza Dairesinin yerleşmiş kararlarına göre, hacizli malı bildirmeme gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmamaktadır. (Y.

8.C.D. 10/6/1996, E.6834, K.8566 ; Y.

8.C.D. 21/9/1993, E. 7407, K.9084)

Dairemizce de buna paralel bir uygulama yapılmış, ancak, sanığın kastının tayini açısından bildirmediği taşınır ya da taşınmazının hacizli olup olmadığının, hacizli ise değerinin hacizli dosya alacaklarını karşıladıktan sonra bu takip dosyası yönünden alacaklıyı tatmin edebilecek bir paranın kalıp kalmayacağı hususunun saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği yönünde kararlar verilmiştir. (Örnek : Y.

16.H.D. 7/12/2006, 2006/5596-7861 ; Y.6. H.D. 17/6/2008, 2008/3132-4434 ; Y.

16.H.D. 6/4/2009, 2009/572-2273).

Somut olayda, ... İlçesi Hamamlı Köyü 196 sayılı parsel üzerinde ... Bankası lehine oluşturulan ipotekten başka dosyalardan dolayı da hacizler bulunmasına rağmen, sadece anılan ipotek borcu ile taşınmaz değeri ve bu dosya borcu yönünden inceleme yapılarak taşınmazın değerinin ipotek borcundan kalan miktarla bu dosya borcunu da karşıladığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır. Yapılması gereken iş, mal beyanında bulunduğu tarih itibariyle diğer hacizli dosya alacak miktarları da öğrenildikten sonra aynı şekilde yapılacak karşılaştırma ile taşınmazın değerinin ipotekli ve hacizli dosyaların alacakları karşılandıktan sonra bu dosya borcunu da karşılayıp karşılayamayacağı belirlenmeli, karşıladığının anlaşılması halinde, ilk kararda olduğu gibi atılı suçun oluşmayacağı sonucuna varılması gerekecek, ancak bu dosya borcunun karşılanmayacağının saptanması durumunda ise, mal beyanında bildirilmeyen, fakat üzerinde çok sayıda haciz olduğu anlaşılan taşınmazların mal beyanında bulunulduğu tarih itibariyle değerleri ile üzerindeki hacizli dosyaların alacak miktarları tespit edilmeli, taşınmazların değerinin hacizli dosya alacaklarını karşılamadığının belirlenmesi durumunda, hacizli taşınmazları bildirmemesinin yine isnat edilen suçu oluşturmayacağı sonucuna varılmasını, eğer hacizli dosyaların alacakları karşılandıktan sonra bu dosya borç miktarının da karşılandığının saptanması halinde ise sanığın üzerine atılı suçun oluştuğunun kabulünün gerekeceği kanaatindeyim. Mahkemece yukarıda anlatılan şekilde araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği düşüncesindeyim. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden, çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Karar Etiketleri
BERAATİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5358 sayılı Yasa ile değişik İcra ve İflas Kanunu İİK md.74
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.