Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/5737
Karar No
K. 2012/11492
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2012/5737 E.  ,  2012/11492 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, hasarın tespit ettirildiğini, ancak davalının sigorta tazminatı ödemediğini ileri sürerek, 18.786,22 TL. tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, hasarın teminat dışında kaldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının kasko sigorta poliçesi gereği yükümlülüklerini yerine getirmediği ve davasında haksız olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler ../... - 2 - 2012/5737 2012/11492 neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.

Uyuşmazlık, olayda sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya bakıldığında; resmi görevlilerce tutulan 30.5.2010 tarihli tutanağa göre, hasar ihbarı üzerine kazanın olduğu yere gidildiğinde, aracın başında kimsenin bulunmadığı belirlenmekle birlikte, aracın yol kenarındaki demir tel korkuluklara çarparak hasarlandığı tespit edilmiştir.

Kaza sırasında aracı kullandığı iddia edilen kişi 01.6.2010 tarihli karakol ifadesinde olay sırasında aracı kendisinin kullandığını, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine kazanın meydana geldiğini belirtmiştir. Öte yandan rizikonun davalı ... şirketine 02.6.2010 tarihinde ihbar edilmesi üzerine, hasar dosyası açılarak, hasarın tespit edilip eksper- ../... - 3 - 2012/5737 2012/11492 tiz raporları düzenlendiği, sigorta şirketince yaptırılan araştırma üzerine düzenlenen 08.7.2010 tarihli rapor içeriğine göre de kaza yerine gidildiği, belirtilen yerde kazaya dair iz ve emarelerin belirlendiği, fotoğrafların çekildiği, hasar ile kaza mahallinin uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir.

Buna göre, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, sigortalı araçta bir hasarın oluştuğu sabit olup, rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiği, olayda sürücü değişikliği yapıldığı, sürücünün alkollü (veya ehliyetsiz) olduğu, hasarın başka yer ve şekilde gerçekleştiği yönündeki iddianın ispat külfeti davalı sigortacıdadır. Dosya kapsamı itibariyle, davalı sigortacının iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı açıktır. Bu durumda dava konusu hasarın kasko teminat kapsamında kaldığının kabulü gerekmektedir.

Bununla birlikte, dava konusu aracın sigorta değeri 23.000,00 TL. olup, 10.5.2011 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 18.500,00 TL. onarım bedeli aracın sigorta değerine çok yakın olduğundan, hasar durumu itibariyle aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.

O halde, riziko teminat kapsamında olup, davalı sigortalı araçta oluşan gerçek zarardan sorumlu olacağından, aracın markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi için dosyanın aynı bilirkişiye tevdii ile belirtilen hususlarda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık Ek bir rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, varsayıma dayalı ve soyut içerikli değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog