Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/4080
Karar No
K. 2011/11508
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2011/4080 E.  ,  2011/11508 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalıya ait aracın olay anında alkollü olan davalı yönetiminde iken karıştığı trafik kazasında 3. kişiye ait aracın hasarlandığını, zarar gören 3. kişiye 4.061,37 TL hasar bedelinin ödendiğini, olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini belirterek 4.061,37 TL.nın ödeme tarihinden (21.1.2010) işleyecek yasal faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, kusuru, hasarı, kaza tesbit tutanağını alkol oranını kabul etmediğini, olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile 4.061,37 TL alacağın 5.3.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, ... sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin " Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra bu konu ile ilgili olan " b-2" bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Öte yandan, ... Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte ... Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK.nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde; yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulüde mümkün değildir.

O halde hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından makemece nöroloji uzmanı hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağıdan davanın kabulüne eksik halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK.nun 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK.nun 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212, YHGK.nun 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK.nun 14.12.2005 gün ve 2005/11-624,713 sayılı ilamları)

Somut olayda; davalı araç sürücüsü 0.52 promil alkollü olarak araç kullanırken kavşaklarda geçiş önceliğine uymayarak dava dışı 3. kişiye ait araçla çarpışmıştır. Olayla ilgili düzenlenen kaza tesbit tutanağı ile nöroloji uzmanı ve makine hühendisi bilirkişi kurulundan alınan 8.6.2010 tarihli raporda ve mahallinde yapılan keşiften sonra ibraz edilen makine mühendisi ile trafik polis memurundan alınan raporda davalı sürücünün kavşakta geçiş önceliğine uymadığından %100 kusurlu olduğu 0.52 promil alkollü olması nedeniyle zihinsel etkinlikte ve yeneklerinde azalma ortaya çıktığından alkolün verdiği cesaretle geçeceği yolun uzunluğunu hesaplayamayıp anayola kontrolsüz giriş yaparak anayoldan geçen 3. kişiye ait araca çarptığı kazada davalının alküllü olmasının salt kararın oluşmasında etkisi olduğu bildirilmiştir. Davalı tanığı ... duruşmada dinlenmiş daha sonra Adli Tıp Kurumundan aldırılan 28.10.2010 tarihli raporda davalı sürücünün ilk geçiş hakkını anayoldan gelmekte olan diğer sürücü idaresindeki araca vermeden kavşağa giriş yaparak kavşaklarda ilk geçiş hakkı kuralını ihlal nedeniyle %75, 3. kişiye ait aracın sürücüsü ... Durul'un kavşağa gelmeden önce hızını asgari düzeye düşürüp müteyakkız olması, kavşağa giren davalı aracını fark ettiğinde etkin fren ve direksiyon tedbiri olarak kazayı önlemeye çalışması gerektiği halde bu hususlara riayet etmediğinden %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda açıklanan ilkelere göre sürcünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmez. Hasarın salt alkolün etkisi altında oluşup oluşmadığının saptanması gerekir. Kazaya karışan 3. kişiye ait aracın sürücüsünün kusurlu olması alkolün münhasıranlığını ortadan kaldırır. Mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporlarının içeriği yazılmış ancak hangi rapora neden itibar edildiği gerekçelendirilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece bilirkişi raporları arasında kusur durumu yönünden farklılık olduğu da gözetilerek hangi bilirkişi raporuna neden üstünlük tanındığı hususunda gerekçesi de gösterilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Ağar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Ağar'a geri verilmesine 1.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K2918 md.48
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog