2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2006/20989 E. , 2007/16560 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Karşıyaka 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 28.07.2006
NUMARASI :Esas no:2005/999 Karar no:2006/835
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı-karşı davalı (kadın) tarafından maddi ve manevi tazminat, faiz, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise, karşı dava ile ilgili kurulan hüküm, maddi ve manevi tazminat, iştirak ve yoksulluk nafakası yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * duruşmalı temyiz eden O... Ö... ile vekili Av. B... Y... geldi.
Temyiz eden karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya tebliği, Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca yapılmış olup, bu tebligat usulsüzdür. Bu itibarla davalının (koca) 14.12.2005 tarihli cevap dilekçesiyle açtığı karşı dava süresindedir. Karşı davanın esasıyla ilgili de bir hüküm kurulması gerekirken, süresinde olmadığından bahisle, karşı dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de; davacı-karşı davalı (kadın) tarafından açılan boşanma davasında verilen boşanma hükmü; davalı-karşı davacının temyizinin şümulü dışında bırakılmış ve kesinleşmiştir. Bu durumda karşı davadaki boşanma talebinin konusu kalmamıştır. Bu nedenle davalı-karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
2.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalının (kadın) tüm, davalı-karşı davacının (koca) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Toplanan delillerden; boşanmaya sebep olan hadiselerde, güven sarsıcı davranışları gerçekleşen davacı-karşı davalı (kadın) da kusurludur. Taraflardan birinin kusurunu, diğerinden baskın kabul etmek mümkün değildir. Davacı-karşı davalı (kadın) kusursuz veya az kusurlu sayılamayacağına göre lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi koşulları kadın lehine gerçekleşmemiştir. O halde, davacı-karşı davalının (kadın) maddi ve manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.