Esas No
E. 2007/564
Karar No
K. 2007/16534
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2007/564 E.  ,  2007/16534 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Üsküdar 2.Aile Mahkemesi

TARİHİ :30.10.2006

NUMARASI :Esas no:2005/87 Karar no:2006/529

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * temyiz eden davacı vekili Av.S... A... ve karşı taraf vekili Av. Ö... A... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının araca katkısı kanıtlanamadığından buna yönelik temyiz itirazları yersizdir.

2.Davacının taşınmazlara yönelik temyizine gelince; Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakimi aittir. (HUMK.m.76) Davacı evlilik sırasında edinilen taşınmazlara olan katkıya dayalı alacak isteğinde bulunmuş olmasına karşın, isteğin mal rejiminin tasfiyesi niteliğinde kabulü doğru olmamıştır.

Toplanan delillerden davacının, davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazların edinilmesine tarafların hissedarı bulundukları şirketin temettüleriyle katkıda bulunduğu, Eryamanda'ki evin edinilmesine ise ayrıca davacının ziynetleri satılmak suretiyle de katkı sağlandığı kanıtlanmıştır. Mahkemece yapılacak iş, evlilik süresinde edinilen taşınmazlara tarafların katkı oranlarını belirlemek, süre gelen kooperatif hisseleri ile ilgili ise yapının gerçekleşme durumunu belirlemek ve davacının katkısını tespit etmek, gerektiğinde bu konuda bilirkişi veya bilirkişilerden yanlar, Yargıç ve Yargıtay denemine elverişli rapor almak ve sonucu uyarınca karar vermektir. Bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Hükmün 2.bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, araca yönelik hükmün 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine ilişin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 500.00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 27.11.2007 (Salı)

KARŞI OY Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; “….1.1.2002 tarihinden bu yana taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli bulunduğundan rejimin tasfiyesine, kazanımlardaki katılım payı alacağı” istenmiştir. Davacı vekili tarafından verilen 15.5.2006 günlü dilekçe ile dava konusuna açıklık getirilmiştir; “…Bizim talebimiz çok açık ve nettir. Biz tarafların evlilik süresince elde ettikleri malların bedelinden payımıza düşen bedeli talep etmekteyiz.” Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde de istek konusu tekrar açıklanmıştır; “……tarafların evlilik birliği içinde edindiği malvarlığından dolayı katılım alacağı istenmektedir.” Yerel mahkeme tarafından istek “katılma alacağı” olarak nitelendirildiği halde değerli çoğunluk tarafından istek “değer artış payı alacağı” olarak değerlendirilmiştir. Bilindiği üzere “değer artış payı alacağı” isteminde eşlerden biri diğerine ait “bir malın” edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. (TMK m. 227) Oysa “katılma alacağı” istemi farklıdır. Bilindiği üzere artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. (TMK m. 231 f. I) Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar.(TMK m. 236 f. I) Davacı vekilinin istemi TMK m. 231 f. I ve TMK m. 236 f. I hükmüne dayalı “katılma alacağı” niteliğindedir. Yerel mahkeme tarafından delillerin bu çerçevede değerlendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog