2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/6260 E. , 2013/18820 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :6.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1793 Karar no:2012/1612 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, " davalı vekilinin, cevap dilekçesinde hangi olayı hangi delille kanıtlayacağını bildirmediği" gerekçesiyle tanık dinletme talebinin reddine" karar verilerek, gösterdiği deliller toplanmadan sadece davacı tanıklarının beyanları ile sonuca gidilmiştir.
Davalı vekili, davaya süresinde cevap vermiş, hem davacının ileri sürdüğü vakıalar hakkında hem de davacının kusuruna ilişkin savunmasını bildirmiştir. Cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen vakıaların hangi delillerle ispat edileceğine ilişkin bir bilgi yer almamıştır. Ne var ki cevap dilekçesindeki bu husustaki eksiklik, kanuni süre içinde olmak koşuluyla davalının delil gösterme ve delilerini sunma hakkını ortadan kaldırmaz. Diğer bir ifade ile davalı vekili, cevap dilekçesinde " savunmasını dayandırdığı vakıaları hangi delillerle ispat edileceğini" '(HMK. md. 129/1-e) belirtmemiş olsa bile kanunda belirtilen süre içinde olmak koşuluyla delil gösterebilir. Çünkü, delil uyumazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli hususların ispatı için gösterilir. Çekişmeli hususlar ise ön inceleme duruşmasında tespit edilir. O halde ön inceleme duruşmasında tarafların anlaştıkları ve ayrıştıkları hususlar belirlenmeden; delil göstermeleri ve sunmaları da beklenemez. Ön inceleme duruşmasına davalı vekili mazeret bildirmiş, mahkemece mazereti kabul edilerek duruşma 18.10.2012 gününe bırakılmış, davalı vekili 18.10.2012 günlü oturuma gelmiş, tanık bildirme isteğini ifade etmiş, mahkemece, aynı oturumda tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Davalı vekiline delillerini göstermesi ve sunması için bundan önce herhangi bir mehil verilmemiştir. Bu durumda davalı tarafın delil ( bu arada tanık) bildirme hakkı düşmüş değildir. Öyleyse davalı vekili tarafından gösterilen tanıklar usulünce davet edilip dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu husus nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkının (HMK. md.
27.ihlali niteliğinde olup, bozma sebebidir. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.03.07.2013 (Çar.)
Ön inceleme duruşmasında "yapılması gerekli işlemler yapılmadan" tahkikat duruşmasına geçilemeyeceğine ilişkin düzenleme "emredici" niteliktedir (HGK. 13.03.2013 2012/802 - 347). Yerel mahkeme ön incelemeyi kanuna aykırı yapmıştır. Hüküm bu sebeple bozulmalı, diğer yönler incelenmemelidir. KARŞI OY YAZISI Davalı cevap dilekçesi ile savunmasını dayandırdığı vakıaları hangi delil ile ispat edeceğini bildirmelidir (HMK. md. 129).Davalı cevap dilekçesinde ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde belirtilen süreçte hiçbir delile dayandığını bildirmemiştir. Hakim taraflara süresi içinde dilekçelerinde dayandıkları belgeleri (delilleri) sunmaları için süre verir (HMK. md. 140/5). Süresi içerisinde hiçbir delile, belgeye dayanmayan tarafa delilerini bildirmesi için süre verileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Şu halde süresi içinde hiçbir delile dayanmayan davalıya delil bildirme hakkı tanınamayacağı gibi, süresi içerisinde gösterilmeyen tanıklarında dinlenemeyeceği görüşündeyim. Bu nedenlerle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşünüyorum.