2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/27481 E. , 2012/1701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Almus Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :23.6.2009
NUMARASI :Esas No:2008/96 Karar No:2009/68
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 13.10.2011gün ve 13118-15625 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1.Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasında, davacı-davalı kocanın boşanma davası Türk Medeni Kanununun 166/son maddesindeki süre koşulu gerçekleşmediğinden, davalı-davacı kadının davası ise kocanın kusurlu davranışlarının kanıtlanamadığından dolayı reddolunmuş, davalı-davacı kadının kendi davasının reddine dair kararı temyizi üzerine Dairemizin 13.10.2011 gün ve 2010/13118 esas, 2011/15265 karar sayılı ilamıyla hüküm onanmış ise de; dosyaya sunulan nüfus kaydına göre davacı-davalı kocanın başka bir kadından 19.02.2010 doğumlu çocuğunun olduğu, sadakatsiz davranışlar içerisine giren kocanın evlilik birliğinin sarsılmasında ağır kusurlu olduğu, davalı-davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davalı-davacı kadının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 13.10.2011 gün ve 2010/13118 esas, 2011/15265 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-davacı kadının temyizinin incelenmesine gelince;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davacı-davalı kocanın sadakatsiz davranışlar içerisine girdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı-davacı kadının boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.