(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/8572 E. , 2013/21868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava 09.03.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 32 oranında sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının davalıya ait açık ceza ve infaz kurumu iş yurdunda hükümlü olarak çalışırken kaza geçirerek % 32,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık yapılan işin ve işçinin İş Kanunu kapsamında kalıp kalmadığı giderek görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilemez yahut değiştirilemez. Taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır. Davanın tarafları işçi ve işveren olup dava konusu olay bakımından bu koşul gerçekleşmiştir.
Uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanması gerektiğine ilişkin koşula gelince: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1-h maddesi gereğince “Rehabilite edilenler hakkında, bu kanun hükümleri uygulanmaz.” Ceza infaz kurumlarına bağlı iş yurtlarında yürütülen çalışma eğitim ve rehabilitasyon amaçlı olup bu faaliyetler hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması ve meslek edinmesini sağlamaya yöneliktir. Bu suretle ceza infaz kurumlarında hükümlülerin iş ortamına uygun davranış modellerini geliştirmeleri, sağlıklı iletişim kurmaları ve yeniden toplum içine döndüklerinde düzenli iş sahibi olmaları sağlanmaya çalışılmaktadır. Devlet hükümlülerin; yiyecek, giyim ve barınma ihtiyaçlarını karşılamaktadır. İş yurtlarında hükümlülere bir ücret ödenmekte ise de ödenen bu ücret teşvik amaçlı olup, bununla hükümlüler çalışmaya teşvik edilmekte ve ayrıca cezasını tamamlayarak salıverildiğinde hükümlüye bir mali kaynakta sağlanmakta ve bu suretle bu insanların topluma yeniden suç makinesi olarak dönmeleri engellenerek, terbiye dilmiş, rehabilite edilmiş, topluma kazandırılmış fertler olarak toplum içine dönmeleri amaçlanır. Kısaca, rehabilite amaçlı çalışmanın yapıldığı davalı işyerinde çalışan işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde değil, görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde, uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemesinin görevinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.