40. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1522
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/06/2021
NUMARASI: 2020/91 (E) - 2021/407 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu ambulansın şoförünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kaza sonucu murisin vefat ettiğini belirterek davacılar için toplam 520.000,00 TL manevi, davacılardan ... için 10.000,00 TL, Hacer için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.Davalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile davalı ... Sigorta AŞ 268.000 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak 386.061,56 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; manevi tazminat talepleri yönünden ise davacı ... 20.000 TL çocuklar yönünden ise 10.000 TL'şer olmak üzere toplam 90.000 TL'nin 16/11/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı Sağlık Bakanlığından tahsiline dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/263 Esas - 2019/655 Karar sayılı kararıyla, müteveffanın gelirine ilişkin yapılan araştırmanın yeterli olmadığı gerekçesiyle verilen kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde müteveffanın 01/01/1992 tarihinden itibaren sebze ve meyve perakende ticareti ile uğraştığı, ancak vergi mükellefiyetini 31/12/2000 tarihinde terkin ettirdiği gerekçesiyle güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 92.521,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının Sağlık Bakanlığı yönünden 16/11/2014 tarihinden; sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, yine aynı şekilde davacı ... için 20.000 TL, diğer davacı çocuklar yönünden ise 10.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Sağlık Bakanlığından tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili; müteveffanın 1990 yılından kaza tarihine kadar taze sebze ve meyve perakende ticareti ve balık ticareti yaptığı hususunun dosya kapsamıyla sabit olduğunu, vergi mükellefiyetinin emeklilik nedeniyle sonlandırıldığını, bu nedenle evvelce celp edilen emsal ücretler nazara alınarak davanın 386.061,56 TL üzerinden kabulü gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise gerek olayın gerçekleşme biçimi ve gerekse somut olayın diğer özellikleri nazara alındığında takdir edilen manevi tazminatın oldukça düşük kaldığını, vekalet ücreti bakımından da her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmadığı gibi reddedilen maddi tazminat bakımından sadece ...'ın sorumlu tutulması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Sağlık Bakanlığı vekili; bilirkişi raporunda beklenen yaşam süresi ile aktif çalışabileceği dönemin raporda ayrıştırılmamasının doğru olmadığını, bu hususa dikkat edilmeden beklenen yaşam süresinin sonuna kadar aktif yaşayabileceği varsayılarak hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve ayrıca davacı ... bakımından 5.000 TL maddi tazminat talep edilmiş olmasına rağmen buna ilişkin hüküm kurulmamasının doğru olmadığını, tavzih kararının yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından destek şahsının manavlık yaptığı ve kış aylarında da balık satarak aylık ortalama 300 kasa balık ve 20 ton kadar da sebze, meyve satarak 5.000 TL (asgari ücretin 5,61 katı) gelir elde ettiği iddia edilmiş ise de; müteveffanın aylık ne kadar gelir elde ettiği konusunda davacının soyut beyanı ve bu beyan doğrultusunda bildirilen oda yazı cevapları ve soyut tanık anlatımlarından başka bir delil bulunmamaktadır. Vergi mükellefiyet kaydının kazadan 14 yıl önce terkin ettirmesi ve desteğin, yaşı itibarıyla pasif dönem içerisinde olması karşısında asgari ücretin 5,61 katı üzerinde gelir elde ettiği hususunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olmasında ve müteveffanın kalan 9 yıllık yaşam süresine ilişkin farazi olarak yapılan aktif dönem/pasif dönem değerlendirmesinde usule aykırılık bulunmadığı, davalı Sağlık Bakanlığı ve davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat tutarlarının, tarafların mali ve sosyal durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkesi gözetildiğinde uygun olduğu ancak her bir davacı bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yine kısmen reddedilen maddi tazminat davasında vekalet ücretinin davacıların tamamına tahmil edilmesi, yetişkin ve ölenin desteğine muhtaç olmayan kişilerden olan ... yönünden davanın reddine karar verilip davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bu yönlere ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmüştür. Diğer yandan, hükmün tavzihi suretiyle vekalet ücretine karar verilemeyeceği, tavzih koşullarının bulunmadığı anaşılmakla, davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin, buna ilişkin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.O halde, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin davacı ... ve tavzih kararı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulüne, tarafların kabul edilen istinaf itirazları nedeniyle HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusu bulunmadığından ötürü oluşan usuli kazanılmış hak gereği vekalet ücretine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen miktarın karar altına alındığına işaret olunarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.