(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10906 E. , 2008/1843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı banka, davalının dava dışı ...’ın kendisiyle imzaladığı tüketici kredisi sözleşmesinin kefili olduğunu, gönderilen ihtarnameye rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefile karşı icra takibi başlattığını davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı imzaladığı sözleşmede kredi limitinin gösterilmediğini ,taksit ödemelerine ilişkin bölümün sözleşmeye sonradan eklendiğini ve borcun doğmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 2.962.01 YTL üzerinden itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline, karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, kullandığı kredi borcunu ödemeyen dava dışı borçlu ile davalı kefil aleyhinde, alacağın tahsili için icra takibinde bulunmuş, davalı kefil ise sözleşmede kefalet limitinin gösterilmediğini,sözleşmedeki taksitlere ilişkin ödemelerin ise sonradan eklendiğini ve böylece borcun doğmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Davalının, dava dışı ...’ın davacı Banka ile düzenlediği kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığı uyuşmazlık konusu değildir. BK. 484 maddesi uyarınca kefilin 2007/10906-2008/1843 sorumluluğu, kredi sözleşmesinde belirlenen kefalet limiti ile kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından ibarettir. 11.09.2002 tarihli kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak imzası bulunmakta ise de sözleşmede her hangi bir şekilde kefalet limiti ve kredi limiti gösterilmemiştir. Bu yön taraflar arasında ihtilafsız olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Sözleşmenin birinci sayfasındaki boşluğa üst tarafdaki matbu olarak düzenlenen ve kredi limiti boş bırakılan kısma ters gelecek şekilde ödenecek kredi taksitlerini gösteren ve daktilo ile doldurulan listenin ise sonradan eklendiği çıplak gözle anlaşıldığı gibi, sözleşmeye ters gelecek şekilde aşağıdan yukarıya doğru yazılmış olması da olağan bir uygulama değildir. Sonradan eklenen bu yazılara itibar edilerek davalı kefilin borçtan sorumlu tutulmasına olanak yoktur..Bankanın tek taraflı olarak düzenlediği bu belgede yazılı taksit miktarının toplamlarının kefalet limiti olarak kabul edilmesi ve davacı kefilin bu miktardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Yasanın aradığı anlamda geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığından bahsedilemez. Geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığına göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.