(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11143 E. , 2008/1150 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı ... ...’nun oto galerisinde satılmakta olan diğer davalıya ait,ancak ruhsat sahibi dava dışı ... ...’ın olduğu aracı 5.3.2005 tarihinde 20.000.00 YTL bedelle satın aldığını,davalı ...’a alacaklı kısmı boş senet bıraktığını,aracın belirtilen özellikleri taşımadığının anlaşılması üzerine senedin iadesi ile aracın alınmasını ihtaren davalı ...’a bildirdiğini,ancak ...’ın senedi diğer davalıya verdiğini ve onun da aleyhinde icra takibine giriştiğini ileri sürerek,borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin geçerli bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalıların 3. şahsa ait aracı davacıya harici sözleşme ile sattıkları anlaşılmaktadır Yapılan bu sözleşme 2918 sayılı yasanın 20/d maddesi gereği noterde yapılmadığından geçersizdir. Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici mahkemesi olarak yargılama yapılıp, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
2.Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.