2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/10050 E. , 2013/23834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kayseri 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :28.02.2013
NUMARASI :Esas No:2012/364 Karar No:2013/199
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından davalı ve müşterek çocuk M. lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden; davalı (kadın ) tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuklardan 05.03.1995 doğumlu S. temyiz inceleme tarihinde ergin olduğunun anlaşılmasına göre davacı kocanın tüm, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Kısa kararda müşterek çocuk F. velayeti babaya ve çocuk için davacı baba lehine karar kesinleşinceye kadar tedbir ve karar kesinleştikten sonra iştirak nafakasına karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında müşterek çocuk F. ergin olduğundan bahisle velayet ve iştirak nafakasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi, tedbir nafakasına ise reşit olduğu tarihe kadar hükmedilmesi suretiyle çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
3.Velayeti babaya verilen müşterek çocuk M.2003 doğumlu olup, idrak çağındadırlar Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Bu nedenle müşterek çocuğun velayeti konusunda mahkemece görüşlerinin alınması, gerektiğinde uzman raporu alınıp diğer delillerle birlikte değerlendirilip, sonucuna göre velayet hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4.Davacı kadının çalışmadığı, herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı görülmektedir. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü mali gücü varsa söz konusudur (TMK.m.l82/2). Kendisi yoksul olan davalı kadın, tedbir ve iştirak nafakasından sorumlu tutulamaz. Bu husus nazara alınmadan geliri ve mal varlığı bulunmayan davalı kadının müşterek çocuklar için davacıya tedbir ve iştirak nafakası ödemekle sorumlu tutulması doğru bulunmamıştır.
5.Davacı koca davada kendini vekil ile temsil ettirmediği halde, yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.