(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3901 E. , 2008/11175 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, hiç peşinatsız olarak, ileride ödenmek üzere davalıya bir adet otomobil sattıklarını, davalının da dava dışı şahsın keşide ettiği çeki verdiğini, henüz çek bedeli ödenmeden davalı adına fatura düzenlendiğini ve davalının da bu fatura ile aracı kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının verdiği çekin karşılıksız çıktığını, davalının çek bedelini ödemediği gibi icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, araç bedelini peşin olarak ödediğini savunarak davanın reddini ile kötüniyet tazminatının ödetilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine, %40 oranında icra tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.İcra takibinde bulunan davacı aleyhine İ.İ.K'nun 67. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için yapılan icra takbininin haksızlığının yanısıra icra takibi yapan alacaklının ayrıca kötüniyetli olarak icra takibi yapmış olması gereklidir. Bir başka deyişle, alacağını ispat edemeyen ve ancak kötüniyetli olduğuda ispat edilemeyen alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda davacının kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilemediği gibi bu hususta dosyada delilde bulunmamaktadır. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.