20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2020
NUMARASI : 2019/312 E. - 2020/344 K.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalının "..." ibaresinin 03, 29, 30 ve 35. sınıfta yer alan mallar yönünden tescili için yaptığı... sayılı marka başvurusuna, davacı tarafın "..." ibareli markalarını mesnet göstererek SMK'nın 6/1 ve 6/5 maddeleri gereğince yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla reddedildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın ise taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla reddedilmiş olduğu, YİDK kararının iptaline ilişkin davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, uyuşmazlık konusu 29 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının kısmen gerçekleştiği, "..." ibaresinin ortak olarak yer aldığı taraf markalarının benzer olduğu, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalı Kurum vekilinin istinaf itirazları gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda açıklandığı şekilde, dava konusu "..." ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, uyuşmazlık konusu 29. sınıfta yer alan mallar ve 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği şartı gerçekleşmişse de, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresi coğrafi yer adı olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/11/1999 tarih ve 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "...” ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "...", "... ..." "....", "... ..." ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "..." ibaresi ortak olsa da davacının esasen herkesin kullanımına açık "..." ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı, dava konusu markada markanın başında yer alan "..." ibaresinin bu markayı davacının itiraza mesnet markalarından farklılaştırdığı, buna göre tarafların marka işaretleri benzer olmadığından SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, açıklanan nedenlerle dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gözetilerek, bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, ilk derece mahkemesi kararı, diğer davalı tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı ... yukarıda belirtilen istinaf itirazları ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, ilk derece mahkemesince verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.
Bu durum karşısında Dairemizce,
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/10/2020 gün ve 2019/312 E. - 2020/344 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA,
2.YİDK kararının iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE,
3.Marka hükümsüzlüğüne yönelik DAVANIN KABULÜ ile, ... nolu, "..." ibareli markanın 29. Sınıf "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." ve 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) mal ve hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
4.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,
5.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40.TL harçtan mahsubu ile bakiye 36,30.TL'nin davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6.YİDK karar iptaline yönelik talep yönünden, davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 15.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
7.Marka Hükümsüzlüğü talebi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.910,00.TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 291,70 TL tebligat ve posta masrafı, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 149,00 TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 2.240,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, 1.120,35 TL.'ye 44,40.TL peşin harç ve 44,40.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.209,15 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 28,43.TL tebligat ve posta masrafı, 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 177,03.TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
10.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),
11.Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 54,40.TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine,
12.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/12/2022 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2023
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...