Esas No
E. 2022/4242
Karar No
K. 2022/6738
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/4242 E.  ,  2022/6738 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.05.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyalarak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, Lübnan vatandaşı olan muris ...'nin 1961 tarihinde vefat ettiğini bildirerek Lübnan vatandaşı olan mirasçıları için mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, 2888 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra asıl olanın vakıf taşınmazlarının vakfa geri dönmesi olduğunu, mutasarrıflarının mirasçı bırakmadan ölmeleri, kayıp, yitik olmaları halinde Hazineye geçmesinin imkanının bulunmadığını, mirasçılık belgesinin Vakıflar Kanunun 17. maddesi gözönünde bulundurularak verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Mahkemece ilk olarak, murisin malvarlığının menkullerde 6 pay kabulüyle mirasçılarına, gayrimenkullerde 1 pay kabulüyle Maliye Hazinesine aidiyetine dair verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.10.2016 tarih ve 2016/1809 Esas, 2016/7769 Karar sayılı ilamında “...muris ve mirasçıların vatandaşı olduğu Lübnan ile ülkemiz arasında karşılıklılık bulunmadığı tespit edilmekle gayrimenkul yönünden mirasçılık belgesi verilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken Hazinenin mirasçılığına karar verilmesi doğru görülmemiş...” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2020 tarih 2017/6239 Esas, 2020/2078 Karar sayılı ilamında "... Dairemizin 03.12.2016 tarihli ilamının 2. maddesinde Lübnan ile ülkemiz arasında karşılıklılık bulunmadığı gerekçesiyle taşınmazlar yönünden mirasçılık belgesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez hem taşınırlar hem taşınmazlara yönelik olarak davanın tümden reddine karar verilerek bozma ilamı kapsamı dışında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca taşınırlar yönünden de murisin milli hukukunda bulunan miras ilkeleri esas alınması gerekirken Türk hukukuna göre mirasçıların belirlenmesi ve miras paylarının dağıtılması da doğru değildir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmama konusunda bir karar verilmeden, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemeleri kurulup faaliyete geçinceye kadar 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken HUMK'un değişiklikten önceki 429. maddesi; "(Değişik: 16/7/1981- 2494/24 md.) Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen kararı bozarsa, davayı, kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir mahkemeye gönderir. O mahkeme, temyiz edenden 434 ncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. Mahkeme eski kararında direnirse, bu kararın gerekçesi genişletilmiş olsa bile, direnme kararının temyizi halinde temyiz incelemesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olaya gelince, HUMK'un 429/2. maddesi hükmüne göre, Yargıtay bozma kararı üzerine hakim, tarafların duruşmaya davet edip dinlendikten sonra, bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. 08.06.2020 tarihli tensip tutanağında, duruşmanın 28.01.2021 günü saat 11:20'ye bırakıldığı, taraflara bu duruşma gününün tebliğ edildiği, ancak gerek bu duruşmada gerekse bundan sonra yapılan duruşmalarda, mahkemece Yasanın amir hükmü gereği Yargıtayın bozma ilamına yönelik uyulma veya uyulmama yönünde herhangi bir ara karar verilmeden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 09/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog