Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/853
Karar No
K. 2008/2400
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/853 E.  ,  2008/2400 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.06.2007 gününde verilen dilekçe ile ihtar yapılması ve kooperatife üye kayıt edilmeleri istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 12.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_

Davacılar; davalı ... İnşaat Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile diğer davalı ... Konut ... Kooperatifi arasında 15.05.2004 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeyle yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yoluyla temlik aldıklarını, ancak yüklenici şirketin inşaat yapımında geciktiğini, yüklenici şirkete işin tamamlanması için uygun bir süre verilmesini aksi halde inşaatın üçüncü kişilere yaptırılacağının ve masraflarının kendilerinden alınacağının ihtarını arsa sahibi olan davalı kooperatife üye olarak kayıtlarının sağlanmasını talep etmiştir.

Davalı kooperatif davalı yüklenici şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, inşaatın mevcut hali itibari ile davacıların kooperatiften bir istekte bulunamayacaklarını davanın reddini savunmuştur.

Davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi hükmünce Kooperatifler Kanunun uygulamasından kaynaklanan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olduğundan, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dosyanın görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmü davacılar temyiz etmiştir. Gerçekten; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca «bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır».

Yasanın anılan hükmüne göre ticari davalardan amaç; ortağı ile kooperatif veya kooperatif ile ortağı arasındaki hukuk davalarıdır. Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklığının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını ... gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan kooperatif ile kanun ve ana sözleşmeye göre kooperatife ortak olanlar arasındaki düzenlemeler yapılmıştır. Somut olayda, davacılar davalı kooperatifin ortağı olmadığından, davacılar ile kooperatif arasındaki ilişkinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun uygulanması suretiyle çözümü ve aralarındaki davanın ticari dava sayılması olanaklı değildir. Kooperatifle diğer davalı şirket arasındaki 15.05.2004 günlü arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakkın yüklenici tarafından davacılara temlik edilmesi de, davacılar ile kooperatif arasındaki uyuşmazlığa 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun uygulanmasını gerektirmez.

Diğer taraftan; davacıların dayandığı taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri gerçekte bir temlik işlemidir. Çünkü, yüklenici 15.05.2004 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesiyle kazandığı bir bakıma eserin bedeli olan bağımsız bölüm mülkiyet aktarımını doğrudan arsa sahibinden isteyebileceği gibi bu hakkını temlik işlemiyle üçüncü kişilere de devir ve temlik edebilir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akittir. Borçlar Kanununun 163. hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Ne var ki alacağın temlikinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel değildir. Nitekim uygulamada yükleniciden şahsi hakkını temlik alan üçüncü kişilerin temlik sözleşmesini adi yazılı satış sözleşmesi veya noterde düzenleme şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak yaptıkları görülmektedir;

Bunların dışında, 4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü itilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir. Kısaca ifade etmek gerekirse davacıların dayanağı olan sözleşmeler yükleniciden kazanılan kişisel hakka ilişkin bulunduğundan ve dava bu sözleşmelere dayanılarak açıldığından, çekişmenin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanununun 23. maddesince Tüketici Mahkemelerinde giderilmesi gerekir. Mahkemece yapılması gereken ...; davacıların istemini Borçlar Kanunun 97 ve 358. maddeleri çerçevesinde ve ancak davacıların 15.05.2004 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafı da olmadığı gözetilerek değerlendirmek ve sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Açıklanan bütün bu yönler bir yana bırakılarak görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog