Esas No
E. 2022/8827
Karar No
K. 2022/10891
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/8827 E.  ,  2022/10891 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi:Ceza Dairesi

Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 07.02.2022 tarihli, 2022/341 esas, 2022/153 karar sayılı ilk derece mahkemesinin kararındaki mahkumiyete ilişkin bölümün düşme hükümleri ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin kararlar, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Kayden 24.06.1998 doğumlu 14 yaşındaki suça sürüklenen çocuk ...’nin, 13 yaşındaki mağdur çocuk İrem ...’un dövüldüğü anı gösteren görüntülerini, 05.08.2012 tarihinde, “Kızlar çok fena kavga etmişler” ibareleri ile birlikte “Youtube” isimli video paylaşım sitesinde yayımlaması biçiminde suça sürüklenen çocuğa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem,

TCK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasında özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup,

TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, aynı Kanunun 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu; ancak, 05.08.2012 tarihinde işlendiği iddia edilen eylemin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuğun oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamasından dolayı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk açısından asli dava zamanaşımı süresinin 4 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu,

TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.02.2014 tarihi itibarıyla durduğu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suçun işlendiği 09.04.2014 tarihinde yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle 17.02.2014-09.04.2014 tarihleri arasında 1 ay 22 günlük duran süre de nazara alınıp, önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle hesaplandığında, 6 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, 05.08.2012 olan suç tarihinden istinaf incelemesinin yapıldığı 07.02.2022 tarihine kadar dolduğu,

CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların da bulunmadığı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin kararındaki mahkumiyete ilişkin bölümün, suça sürüklenen çocuk hakkındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davası ile ilgili olarak kesintili dava zamanaşımı süresinin istinaf inceleme tarihinden önce dolduğu gerekçeleri gösterilerek bölge adliye mahkemesince kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin; zamanaşımı ile ilgili yapılan değerlendirmenin hatalı olup, zamanaşımın durduğu süreler hesaba katıldığında zamanaşımı süresinin geçmediğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddiyle, usul ve yasaya uygun ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07.02.2022 tarihli, 2022/341 esas, 2022/153 karar sayılı ilk derece mahkemesinin kararındaki mahkumiyete ilişkin bölümün düşme hükümleri ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karara karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

B) Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;

Kayden 24.06.1998 doğumlu 14 yaşındaki suça sürüklenen çocuk ...’nin, 03.08.2012 tarihinde, 13 yaşındaki mağdur çocuk İrem ...’un dövüldüğü anı gösteren görüntülerini kayda alması biçiminde suça sürüklenen çocuğa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem,

TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 2. cümlelerinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında düzenlenmiş ve TCK’nın 134/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı madde ve fıkranın 2. cümlesi uyarınca bir kat artırım uygulandığında ise hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarının 2 yıl ila 6 yıl arası olabileceği dikkate alındığında,

TCK’nın 66/3. maddesinin “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.” biçimindeki hükmü ve TCK'nın 66/1-d maddesi gereğince görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun asli dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olacağı; ancak, 03.08.2012 tarihinde işlendiği iddia edilen eylemin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuğun oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamasından dolayı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk açısından zamanaşımı süreleri yarı oranında uygulanacağından asli dava zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 11 yıl 3 ay olacağı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle 17.02.2014-09.04.2014 tarihleri arasında 1 ay 22 günlük duran süre de nazara alındığında, gerek 03.08.2012 olan suç tarihinden itibaren 11 yıl 3 aylık kesintili dava zamanaşımı süresinin, gerek zamanaşımını kesen en son işlem olan ilk derece mahkemesince hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 13.12.2016 tarihinden itibaren 7 yıl 6 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden,

TCK’nın 66/3. maddesi hükmünü göz ardı eden yanılgılı gerekçeye dayalı olarak, 11 yıl 3 ay olan kesintili dava zamanaşımı süresi 6 yıl olarak kabul edilip, suça sürüklenen çocuk hakkındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair yazılı şekilde karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 07.02.2022 tarihli, 2022/341 esas, 2022/153 karar sayılı ilk derece mahkemesinin kararındaki mahkumiyete ilişkin bölümün düşme hükümleri ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin kararın açıklanan nedenle ve sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog