1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/8174 E. , 2022/8451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2016/241 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/1886 Esas, 2018/2921 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.02.2022 tarihli ve 2019/14594 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine,
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca tatbik olunan haksız tahrik indirim oranının yetersizliğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ile sanığın kardeş oldukları, katılanın kendisi için almış olduğu aracın devrini bir sebeple sanık üzerine yaptırdığı, olay tarihinden yaklaşık 2 ay kadar önce katılanın sanıktan aracının devrini istediği, sanığın bunu kabul etmemesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık çıktığı, bu süreçte zaman zaman birbirlerine karşılıklı olarak hakaretler ettikleri, olay tarihinde yine bu nedenle tartıştıkları, sanığın parke taşı ile katılana vurarak onu yere düşürdüğü, katılanın bu nedenle baş sol temporalde yumuşak doku lezyonuna neden olan künt travmatik yaralanma sebebiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılanın ayağa kalkmak istediği ancak sanığın, bu kez de katılanı karın bölgesinden ekmek bıçağı ile yaraladığı, bu yaralanmanın mide, karaciğer ve safra kesesi lezyonlarına neden olduğu ve safra kesesinin alındığı, katılanın bu nedenle hayati tehlike geçirdiği ve safra kesesinin alınmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, sanık hakkında her ne kadar kardeşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın savunmasında kasten öldürme niyeti ile hareket etmediğini savunması ve tanık beyanları karşısında sanığın, katılanı öldürme kastıyla sonuca elverişli hareketler ile icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle kasten öldürme eylemini tamamlayamadığına ilişkin somut bir durumun mevcut olmadığı, eyleme bağlı kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulduğu, olay günü kolluk güçleri tarafından sanık ile irtibat kurulması üzerine sanığın, suçta kullandığı 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen bıçak ile teslim olduğu belirlenmiştir.
2.Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3.Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.
4.Taraflara yakınlık dereceleri aynı olan tanıklar ..., ... ..., ..., ... ve ...'ın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5.Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 23 Haziran 2017 tarihli; A) Kişinin vücudunda 2 adet yaralanma tanımlandığı, B) Baş sol temporalde yumuşak doku lezyonuna neden olan künt travmatik yaralanmasının altında kafatası kemiklerinde kırık, kafa içinde travmatik değişim tanımlanmadığı cihetle;
1.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, C) Karın boşluğuna geçerek mide, karaciğer ve safra kesesi lezyonlarına, safra kesesinin alınmasına (Kolesistektomi) neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
1.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3.Safra kesesinin alınmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, D) Vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı," Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
6.Sanığın suçta kullandığı bıçağın, 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen bıçaklardan olduğu, 10.01.2016 tarihli tutanakta belirtilmiştir.
7.Sanık ile katılanın kardeş olduklarını gösterir resmî nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunrak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Katılan ile sanığın kardeş oldukları ve sanığın yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silahtan sayılan parke taşı ve bıçakla işlediği, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporunda belirtilen yaralanma sayısı ile katılanın karın bölgesine isabet eden kesici delici alet nedeniyle mide, karaciğer ve safra kesesi lezyonlarına neden olan yaralanma neticesinde hayati tehlikeye maruz kaldığı, safra kesesinin alınmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, sanığın, her ikisi de hedef alınan vücut bölgeleri itibarıyla öldürmeye elverişli olan cisimlerle eylemini gerçekleştirdiği, parke taşı ile katılanın kafasına vurduğu, kafasından yaralanan katılanın yere düştüğü, sanığın bu kez de kalkmaya çalışan katılanın karın bölgesine yine öldürmeye elverişli bıçak ile vurduğu anlaşılmakla, taraflar arasında yaklaşık 2-3 aydır süregelen husumetin varlığı, suçta kullanılan aletlerin öldürmeye elverişlilikleri, hedef alınan vücut bölgeleri ile katılanda meydana gelen yaralanmalar ve katılanın soruşturma aşamasında; "Kavga, orada bulunanların araya girmesi sonucu bitti.", kovuşturma aşamasında; "Olay, kardeşim ve etraftakilerin araya girmesiyle sonlandı." şeklindeki beyanları karşısında sanığın işlemeyi kastettiği öldürme suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadığı dikkate alınarak sanığın eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/1886 Esas, 2018/2921 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Temyiz edenin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2022 tarihinde karar verildi.