Esas No
E. 2022/5778
Karar No
K. 2022/10281
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2022/5778 E.  ,  2022/10281 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No : 2022/749-2022/997 İlk Derece Mahkemesi : Denizli 4. İş Mahkemesi Dava, davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9 Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM

Davacı vekili; davalı Kuruma 29/07/2019 tarihinde yurtdışı hizmetlerini borçlanmak için başvurduğunu, davalı Kurum tarafından, müvekkilinin borçlanmak istediği 5525 gün yurtdışı sürelerinden sadece “boşta geçen süre” işaretlediği gerekçesi ile 121 gününün kabul edildiğini, bunun geriye kalan 5404 günü yönünden müvekkilinin borçlanma talebinin haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, beyanla Kurum işlemin iptaline, davacının 29.07.2019 tarihli müracaatının geçerli olduğunun tespiti ile müracaat tarihi itibarıyla asgari prim miktarı üzerinden borçlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP Davalı ... vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi davanın yeni borçlanma iradesi sayılarak davanın açıldığı tarihteki primler esas alınması gerektiği gerekçesiyle "Davanın kabulü ile,

1.Davacının Almanya ülkesinde geçen 10/08/1998-31/12/2018 tarihleri arasındaki çalışma sürelerinden 5525 gününün 3201 sayılı Kanun kapsamında eldeki davanın açıldığı tarih olan 10/05/2021 tarihindeki sigorta primine esas asgari kazanç tutarı esas alınarak borçlandırılmasına ve bu doğrultuda düzenlenecek borçlanma tahakkuk cetvelinin davacıya tebliği ile borçlanma bedelinin ödenmesi konusunda süre verilmesine,

2.Davacının borçlanma başvurusunun reddine ilişkin aksine kurum işleminin iptaline, ..." karar vermiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, yurt dışında geçen sürelerinin, davacının 18 yaşını doldurmasından sonra geçtiği, yurt dışında geçen süreleri borçlanması için gerekli tüm koşulların var olduğundan, 5525 gününün davanın açıldığı tarihteki sigorta primine esas asgari kazanç tutarı esas alınarak borçlandırılmasına ve bu doğrultuda düzenlenecek borçlanma tahakkuk cetvelinin davacıya tebliği ile borçlanma bedelinin ödenmesi konusunda davacıya süre verilmesine, davacının borçlanma başvurusunun reddine ilişkin aksine kurum işleminin iptaline dair ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle “1-Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Denizli 4. İş Mahkemesi 2021/213 Esas, 2021/635 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davacı vekili, başvuru tarihi olan 29.07.2019'un aksine mahkeme kararında belirtildiği 10.05.2021 tarihindeki sigorta primine esas şeklindeki karar arasında, iki tarih arasında malum kanuni değişiklik nedeniyle büyük hak kaybı oluştuğunu, davalı kurum vekili ise davacı tarafından yurt dışı borçlanma talep dilekçesi ile borçlanmak istediğiniz yurt dışındaki hizmetin/sürenin niteliği boşta geçen süre şeklinde işaretlenmesi nedeniyle işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu beyanla temyiz yoluna başvurmuştur. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır.

Davalı Kuruma 29.07.2019 tarihinde yurtdışı hizmetlerini borçlanmak için başvurduğu, borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istediği 5225 gün süreyi olarak sehven çalışılan süre yerine boşta geçen süreyi işaretlediğini belirterek borçlandırılan gün sayısının 121 gün olarak değerlendirilmesine karşı davalı Kurumda itirazda bulunduğu, buna karşılık Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 28/02/2020 tarihli ve 3.646.942 sayılı yazısıyla, davacının 29/07/2019 tarihli borçlanma talebine istinaden düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin 09/01/2020 tarihinde postaya verildiğinin ve davacının tahakkuk cetvelini 16/01/2020 tarihinde tebliğ aldığının tespit edildiği, Genel Müdürlüğün 2011/48 sayılı Genelgesinde, tahakkuk cetveli tebliğ alındıktan sonra yapılmak istenen değişiklik taleplerine işlem yapılmayacağının talimatlandırıldığı, bu sebeple davacının dilekçesine işlem yapılmadığı belirtilerek davacının itirazının reddedildiği, anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkemece dava tarihi itibarıyla borçlanma bedelinin tespitine yönelik hüküm kurulmuş ise de davacının borçlanmak istediği süreyi dilekçesiyle belirtmiş olması ve bilahare verdiği dilekçe ile yaptığı işaretlemeyi sehven yaptığını beyan etmesi ile davacının borçlanmak istediği süre kadar yurtdışı hizmetinin bulunması nedenleriyle borçlanma talep tarihi olan 29.7.2019 tarihi itibarıyla sigorta primine esas asgari kazanç tutarı esas alınarak borçlandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9 Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.9.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 3201 sayılı Kanun HMK md.373/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.