2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/11740 E. , 2022/20269 K.
"İçtihat Metni"
Mala zarar verme suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 18. Asliye Mahkemesinin 13/05/2009 tarihli ve 2005/167 esas, 2009/615 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 18. Asliye Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/481 esas, 2018/840 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/08/2022 gün ve 20994-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2022 gün ve 2022/112020 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suça konu eylem tarihinin 07/02/2005 olduğu ve yargılama konusu mala zarar verme suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanık hakkında verilen 13/05/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01/07/2009 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 19/11/2009 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün de kesinleşmiş olması karşısında önceki hükmün açıklanmasının gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 19/09/2018 itibari ile mala zarar verme suçu yönünden dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Sanık ...'in, müşteki Uğur Bora’ya yönelik 07/02/2005 tarihli zarar verme eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 516/ilk maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğu; aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01/07/2009 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 19/11/2009 günü yeniden işlemeye başladığı, buna göre suçun işlendiği 07/02/2005 tarihi ile hükmün açıklanma karar tarihi olan 19/09/2018 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA) 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 19/09/2018 tarihli ve 2018/481 E., 2018/840 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının,
CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 05/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.