(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2575 E. , 2007/2811 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine ve özellikle; 3402 sayılı Kadastro Kanununda 5304 sayılı Yasanın 11. maddesiyle yapılan değişiklik 03.03.2005 tarihli resmi gazatede yayımlanmış ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasada değişiklik hükmünün yürürlüğünden önce tekemmül etmiş hukuksul durumlara uygulanacağına ilişkin bir hüküm yoktur. Esasen yasa koyucunun kazanmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte bir kural koymaması Hukuk Devleti ilkesinin bir gereğidir. Bu nedenle dava konusu 889 sayılı parselin tapulama tutanağı 08.06.1978 tarihinde vakıf şerhi bulunmadan kesinleşmiş ve 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra tapuya 18.12.1995 tarihinde ... ... Vakfı şerhinin işlenmiş olması 02.04.2004 tarih 2003/1-2004/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen ilke gereğince hak düşürücü süreden sonra konulması nedeniyle yasaya aykırıdır. Bu nedenle davalı ... İdaresinin olaya 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun uygulanması gerekeceğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Dava tapudaki vakıf şerhinin sicilinden silinmesi istemine ilişkindir. Dava konusu 889 sayılı parselde davacılar murisi ... oğlu ... 1/2 hisse ile müşterek malik olup davacıların murisi dışındaki diğer paydaş ... oğlu ...'ın vakıf şerhinin silinmesine dair davası bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece istemin dava konusu parselde davacılar murisinin müşterek payına yönelik olarak kabulü gerekirken, bu yönünün gözardı edilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.