Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/271
Karar No
K. 2022/866
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/271 Esas
KARAR NO: 2022/866
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2022
KARAR TARİHİ: 15/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı, ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait --- aracın çarpması sonucu ----- tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza sebebi ile müvekkiline ait aracın ------ kayıtlarında %100 kusurlu bulunduğunu ancak kaza sonrası kusur ve hasarın tespiti amacı ile, ----- yapılan müracaat üzerine düzenlenen Ekspertiz Raporunda; ------- araç sürücüsünün KTK 52/1-a maddesini ihlal ederek (%25) kusurlu, ------- plakalı araç sürücüsünün ise KTK 57/1-a 84/h 47/1-c maddesini ihlal ederek (%75) kusurlu olduğu belirlendiğini, bu sebeple de dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi ile kusur yönünden inceleme yapılması ve meydana gelen zararın kusur oranına göre tahsili taleplerinin bulunduğunu, kusur oranının tespiti amacı ile alınan hizmet sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen toplam hasar tutarının ---- kusur oranına göre ----- hasar tutarının ----- davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olacağının aşikar olduğunu, söz konusu ekspertiz incelemesi ve kusur raporu için, müvekkili tarafından ekspertiz ücreti olarak --------, kusur rapor ücreti olarak ---- ödeme yapıldığını, buna ilişkin faturayı dilekçeleri ekinde sunduklarını, işbu ekspertiz ücretinden de TTK 1426 .Md. uyarınca sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar tutarı tazminatı talebi için ------- tarihinde sigorta şirketine başvurulmuşsa da taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu olaya ilişkin ekspertiz raporunda da görüleceği üzere, davalının sigortalısı olan sürücüye ait aracın müvekkiline ait araca çarptığını ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre, % 25 kusurlu olduğunu, bu hususun ekspertiz raporu ile de sabit olduğunu, Bilindiği üzere, haksız fiillerde sorumluluğu düzenleyen TBK 49/1 maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer aldığını, dolayısı ile %25 kusurlu olduğu eksper raporlarında açıkça belli olan davalının, müvekkilinin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olduğunun kanunun amir hükmü gereği olduğunu, dava konusu olay nedeni ile oluşan hasara ilişkin zarardan, davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, ------- gereğince, hasar bedeli teminat kapsamında yer aldığını ve sigorta şirketleri de haksız fiil failleri ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalarının kabulü ile, ----- tarihinde davalı yanın sigortalısının (%25) kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile müvekkilinin aracında meydana gelen şimdilik ---- hasar tutarı, ----- kusur raporu ücreti olmak üzere toplam ----- tutarındaki maddi tazminat miktarının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, --------- maddesi uyarınca zarar gören, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğuna ilişkin kanun maddesi yer aldığını, davacının hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, davacının, başvuru şartın eksiksiz olarak yerine getirmemiş olmasının, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil ettiğini, KTK ile yapılan değişikliğin amacının, sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapılmasını sağladığını, KTK madde 97’de belirtilen dava şartının, diğer dava şartları gibi şekli olmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırma ve incelemeyi yapma hakkı kısıtlandığını,

HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen----kazaya karıştığı belirtilen --- plakalı aracın müvekkili şirkete----- olmak üzere ----- sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami --------sınırlı olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının beyan ettiği kusur oranını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte,------ uyarınca, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun ancak sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, somut olayda ------ da belirtilmiş olduğu üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığını, davacı ----- kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın -----------gönderilmesini talep ettiklerini, başvuranın kaza tarihindeki ------- bulunan sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının da netleştirilmesinin gerektiğini, aynı zarara ilişkin ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, başvuranın talebinin Medeni Kanun md.2 ve devamı maddelerinde ifadesi bulunan iyiniyet kurallarına ve çelişkili davranma yasağına aykırı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, bu itibarla müvekkili şirketin mükerrer ödeme yapmasının önüne geçmek adına başvuranın ------- müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan ---------- sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, hesaplama ve talebe yönelik değerlendirmenin poliçe tanzim tarihi itibariyle ---- düzenlenen---- yürürlüğe giren ------------- göre yapılması gerektiğini, hasar halinde, hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesi gerektiğini, bu parçalarla değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilebileceğini, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigorta şirketinden onay almadan orijinal parça ile onarımın sağlanmaması gerektiğini, anılan nedenle hasara uğradığı iddia edilen parçanın orjinaliyle değiştirilmesi sebebiyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluklarının bulunmadığını, ekspertiz ücreti ve rapor ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin karayolları trafik kanunu ve poliçe genel şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, trafik sigorta poliçesi teminat kapsamı kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, kazanç kaybı,çekici bedeli vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, kazanç kaybı vb. gibi masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran ------ girdiğini ve huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini ve müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini savunarak sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından haksız davanın reddini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtlarının celp edilerek tespitine,-------- kusur raporu alınmasına, davacının hasar bedeli tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın yürürlükte bulunan ve ---------- yapılmasına, ekspertiz ve kusur raporu ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığından söz konusu talebin reddine karar verilmesini,-------- kanunun huzurdaki dosyaya uygulanmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden haksız olarak talep edilen faiz talebinin reddini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk ------- Tutanağı, Davacıya Ait ------ Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, -------Poliçesi, Hasar Dosyası,------- Kayıtları, ------Tescil Kayıtları, --- Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Uzman Kusur Raporu, Bilirkişi Kusur ve Hasar Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle Davacının Maliki Olduğu Araçta Meydana Gelen Hasar Nedeniyle Oluşan Hasar Onarım Bedeli Tazminatının --------- Davalı Sigorta Şirketinden Tahsili İstemine İlişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşvik yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanmış, karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.

Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Kaza tarihinde yürürlükte olan -------- maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, --------- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ----- tarihinde davacının maliki ve sürücüsü olduğu ------ davalı sigorta şirketine kaza tarihine kapsar şekilde ------ başlangıç ve bitiş tarihli ---- dava dışı----- adına kayıtlı ve sürücüsü----------- karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza nedeniyle taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir.

Davacı taraf kaza nedeniyle aracında hasar meydana geldiğini ileri sürerek onarım bedelinin kusur oranında tahsili içir kazada kusurlu olduğunu düşündüğü karşı tarafın aracının sigortacısına karşı işbu davayı açmıştır. Filvaki olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar ve onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti ve hasar ve zarar durumunun varlığının ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır.

Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya kusur durum ve oranı ile hasar ve onarım bedli yönünden rapor düzenlenmesi için konusunda uzman bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ---- tarafından düzenlenen ------ tarihli raporda özetle; ------- plaka sayılı araç sürücüsü-------- yönetimindeki aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarpan ------ beyanında --------------- aracına kontrol sağlayamadan çarptım." Şeklindeki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; 2918 sayılı K.T. Kanunu Madde 47 – a) Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, Madde 52 – a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak," bentlerine, Madde 57 – a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar." maddesine, B) - 5. "Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara," bendine, muhalefeti ile ------- Plaka sayılı araç sürücüsü ------- % 100 (Yüzde yüz) Asli kusurlu olduğu, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ---- kusursuz olduğu, Davacı --- plakalı ---- ----------- aracında dosya konusu trafik kazasından kaynaklı ön sol kısımlarında hasar meydana gelmiş olup, Davacıya ait ------- aracın;------------- plaka sayılı araç ile ilgili ---------durumu göz önüne alındığı için herhangi bir ödeme yapılmadığı dosya eki belgelerden ve davacı vekilinin dava dilekçesinden anlaşılmaktadır'' şeklinde tespit ve görüşlerini içeren rapor verdiği görülmüştür.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazları değerlendirilmiştir.

Mahkememizce öncelikle kusur yönünden yapılan değerlendirmede davacının kusura ilişkin iddiasının karşı tarafın sorumluluğunda bulunan araç sürücüsüne dosyaya mübrez uzman raporundaki % 25 orana dayandırıldığı, bu oranını KTK'nin 52/1. maddesi gereğince belirlendiği, ne var ki başta kaza tespit tutanağı olmak üzere araçta meydana gelen hasarın yeri ve niteliğine göre karşı taraftaki aracın hızına ilişkin hiçbir iz, emare ve delil bulunmadığı halde uygulamanın getirdiği bir tür varsayımsal alışkanlığın eseri olarak kusur izafe edilmesi yerinde görülmemiştir. Öte yandan mahkememizce alınan rapora ve dosyaya olay yeri ve kazaya ilişkin görüntülerde göre davacının 'DUR' işaretine uymadığı ve kazaya münhasıran kendi eyleminin sebep olduğu anlaşılmıştır. -------- Mahkememizce alınan ve davacının kazada % 100 oranında kusurlu olduğu yönünde tespit ve görüşlere yer verdiği için benimsenen bilirkişi raporunun da gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır. Kusur durum ve oranına ilişkin işbu kabul ve takdire göre; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğundan hasar onarım bedeline ilişkin bir değerlendirme yapılmasına gerek kalmamıştır. Binaenaleyh; davacının davasını, TBK,49, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 ,---------- temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat edemediği sonuç ve kanaatiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ----------- bütçesinden ödenen dava şartı arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın REDDİNE,

2.)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcı harcı peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,

4.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Davalı tarafından vekille temsil dışında (HMK.323/1/ğ) yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir olunan 718,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (718,00 TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog