Esas No
E. 2022/2695
Karar No
K. 2022/9815
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2022/2695 E.  ,  2022/9815 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ....., ilçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 157 ada 1 parsel sayılı 3.347,27 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla vasfıyla, davalı adına tespit edilmiştir.

İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine vekili, taşınmazın kadastro tespit işleminin yanlış olduğunu ve davalı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın, gerek hava fotoğrafı incelemesinde, gerek orman yasaları çerçevesinde yapılan incelemede orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşıldığı, ayrıntısı keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına da yansıdığı üzere, dava konusu yerin davalı ve miras bırakanı tarafından kullanılageldiğinin görüldüğü, mahkemenin gözlemine, ziraat ve jeodezi mühendisi bilirkişi raporunda da görüleceği üzere 1956 - 1971 - 1984 - 2002 tarihli hava fotoğraflarında imar- ihyanın olduğu, ekili- dikili alanlara rastlanıldığı ve parsel sınırlarının oluştuğu, uzun yıllardır tarımsal amaçlı olarak kullanılan bir yer olduğu, davalı ve miras bırakanının dava konusu taşınmazı sahiplenme kastıyla tasarrufunda ve zilyetliğinde bulundurduğu ve Kadastro Kanunu 14. Maddesinde öngörülen zilyetlikle kazanma koşullarının davalı lehine oluştuğu gerekçeiyle, davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; mahallinde 23.06.2020 tarihinde yapılan keşif sonucu orman ve jeodezi mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın ekili ve sürülü olmadığı, içinde taş öbekleri bulunduğu ve birkaç badem ağacı ve ... öbekleriyle kaplı olduğu belirtilmiş; aynı keşif sonucu ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, taşınmazın sadece sınırlarında taş yığınlarının mevcut olduğu ve sınırında 45 - 60 yaşlarında 2 armut ağacının bulunduğu belirtilmiş olup, raporun ekindeki uydu fotoğrafları incelendiğinde, taşınmazda bulunan ağaç sayısının ikiden daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Bu haliyle, bilirkişi raporları birbiriyle çelişmesine rağmen bu çelişki giderilmediği gibi, anılan bilirkişi raporlarının gerçeğe uygun düzenlenip düzenlenmediği ve çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı hususunda da tereddüt hasıl olmuştur.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 ziraat, 1 orman ve 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, kamu orta malı mera yada orman vasfı taşıyıp taşımadığı, mera ve orman parselleri ile arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, çekişmeli taşınmazın kullanım biçimini, zilyetlik süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini, üzerinde bulunan ağaçların sayısı cinsi ve dağılımlarını açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, kamu orta malı mera olup olmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman ve jeodezi mühendisi bilirkişilerine, hava fotoğrafları üzerinde stereskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, çekişmeli taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihlerdeki niteliği ve kullanım şekli, tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı, kullanım varsa ne şekilde kullanıldığı hususlarını açıklayan, hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerindeki ağaçların sayısını ve cinsini belirtir şekilde, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan gerekçeli rapor düzenlettirilmeli ve böylelikle çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tarih itibariyle davalı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak saptanmalı; mahkeme hakiminin, taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına ayrıntılı olarak yansıtılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.371 K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog