10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/9021 E. , 2022/12060 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olması nedeni ile babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM:
Davacı vekili; davacının 2011 yılında geçirdiği felç nedeniyle Kocaeli Devlet Hastanesi’nin 11.10.2018 Tarihli raporu ile %88 oranında engelli olduğunun belirlendiğini, Kurum tarafından davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği gerekçesi ile talebinin reddedildiğini belirterek, davacının maluliyet tarihi olan 2011 yılından itibaren babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II-CEVAP: Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz etmeyerek Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine ilişkin talepleri bulunmadığını belirttiği gerekçesi ile “davacının davasının kısmen kabulüne,davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğundan malul sayılması gerektiğinin ve maluliyet başlangıcının 06.02.2019 tarihi olduğunun tespiti ve 01.03.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine,fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının maluliyet başlangıç tarihinin 2011 olduğu kabul edilmeyecek ise, en azından Kocaeli Devlet Hastanesi’nin rapor tarihi olan 11.10.2018 olması gerektiğini,Yüksek Sağlık Kurulu kararına maluliyet oranı yönünden itirazları olmadığını, ancak, maluliyet başlangıç tarihi yönünden itirazı bulunduğunu açıkça beyan ettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili, davacının Kurum işlemlerinin sonuçlanmasını beklemeden dava açtığını, Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz etmediğini, kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince,eldeki davada, davacının 24.10.2018 tarihinde hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanması istemiyle Kuruma başvurduğu, Kurum Sağlık Kurulu’nun 07.05.2019 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün %60’ını kaybetmediği gerekçe gösterilerek talebin reddedildiği,yargılama sırasında Yüksek Sağlık Kurulu’nun 05.05.2021 tarihli kararı ile Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre çalışma gücünün %60’ını kaybettiğinden malul sayılmasına, maluliyet başlangıcının 06.02.2019 tarihli rapor tarihi olduğuna karar verildiği, davacı vekilinin 11.11.2021 tarihli celsede, maluliyet oranı yönünden rapora itirazı olmadığını,ancak maluliyetin başlangıcı yönünden Kocaeli Devlet Hastanesi’nin rapor tarihi olan 11.10.2018 tarihinin kabul edilmesini,dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine ilişkin talepleri bulunmadığını beyan ettiği, 20.01.2022 tarihli celsede maluliyet başlangıcı yönünden rapora itirazı bulunduğunu tekrar belirttiği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95’inci maddesinde malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp 2.Üst Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yapılacak iş, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve duruşmalardaki beyanına göre maluliyet başlangıç tarihi yönünden Yüksek Sağlık Kurulu kararına itirazı bulunduğu kabul edilerek, maluliyet başlangıcının belirlenmesi açısından Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan rapor alınmalı, Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp 2.Üst Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip varılacak sonuca göre karar verilmelidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm, bozulmalıdır.