(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/3704
- Karar No
- 2008/4445
- Karar Tarihi
- 01.07.2008
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/3704 E. , 2008/4445 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabule dair kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerinin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Muaccel bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacak miktarı belirtilerek istenilmek suretiyle borçlunun usulen temerrüde düşürülmesi zorunludur. (BK 101/1 mad.) Taraflar arasındaki sözleşmede gecikme cezasının ödeneceği süre kesin vadeye başlanmadığı gibi teslim süresi dolmadan gecikme tazminatı istenemeyeceğine göre bilirkişilerin esas aldığı ihtarnameyle de davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilemeyeceğinden temerrüt takip tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle davacının işlemiş faiz isteminin reddi yerine kabulü bozma nedenidir.
3.İİK 67. maddesi uyarınca alacağın likid olması ve borçlunun takibe itirazında haksız bulunması durumunda inkar tazminatına hükmedilebilir. Oysa gecikme tazminatı yaptırılan bilirkişi incelemesi ile saptanmış olduğundan likid değildir. Bu nedenle davalının itirazında haksız olduğundan sözedilemeyeceğinden davada istenilen inkar tazminatının reddine karar verilmelidir. Aksine düşünceyle kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur. Yine döviz alacağının tahsiline karar verildiği halde 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesi uyarınca döviz alacaklarına Devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesi gerektiğinden alacağın TL’ye çevrileceği belirtilerek Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranının kabulü de doğru olmamıştır. Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.