(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5289 E. , 2008/5583 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı ... Hidrolik Mak.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davada, ödenen iş bedelinin iadesi ile ayıplı imalâtın giderim ve nakliye bedellerinin, karşı davada ise ödenmeyen iş bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve karşı davalı iş sahibince temyiz edilmiştir. Mahkemece eserin ihtirazî kayıt ileri sürülmeden teslim alındığı, eserdeki ayıpların açık ayıp olup TTK’nun 25/III. ve BK’nun 198. maddelerinde belirtilen sürelerde ayıp ihbarında bulunulmadığından eserin zımnen kabul edildiği ve ayıba bağlı hakların düştüğü gerekçesiyle asıl dava reddedilmiştir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından olaya BK’nun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri yerine satım akdine ilişkin Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması hatalıdır.
Mahkemece eserdeki ayıpların açık ayıp olduğu kabul edilmiştir. Ancak delil tespit raporunda ayıbın açık ya da gizli olduğuna dair bir belirleme olmadığı gibi, yargılama aşamasında da bilirkişi görüşüne başvurulmamıştır. İmalâtın ayıplı olduğu dava dışı asıl iş sahibi nezdinde kurulan kabul muayene komisyonu tarafından “imalât sökülüp incelenmek suretiyle” belirlendiğinden ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Ayıbın varlığı eserin kabul muayenesinin yapıldığı 07.06.2006’da ortaya çıkmış, dava dışı idarece eserin davacıya iade edilmesinden sonra delil tespiti 06.07.2006’da yapılmış, delil tespit raporu 14.07.2006’da düzenlenmiş ve dava 21.07.2006’da açılmıştır. İmalâtın ayıplı yapıldığına dair ihbarın yapıldığının ispatı için şahit dinlenmesi mümkün olup bu husus Dairemizin istikrar kazanmış kararlarıyla kabul edilmektedir.
Bu nedenlerle mahkemece davacı iş sahibi süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürüp tanık deliline dayandığına göre davacı iş sahibinden tanıkları sorulup dinlenmeli ve BK’nun 359. maddesinde öngörülen sürede ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı tüm deliller birlikte değerlendirilerek saptanmalı, ayıp ihbarı süresinde ise davanın esası incelenmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.