Aramaya Dön

(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/3392
Karar No
K. 2009/4006
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2009/3392 E.  ,  2009/4006 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SALİHLİ İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık ...’ın İİK’nun 331/1,TCK’nun 53.maddeleri gereği 6 ay hapis ve 400.00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Hükümden sonra 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle anılan Yasanın 231. maddesinin 6. fıkrasının (C) bendinde belirtilen, “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi”nin gerekmesi, diğer taraftan İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinde “Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleri ile beraber ceza düşer.” hükmü ile sanığın üzerine atılı bulunan İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinin uygulanmasında “alacaklının şikayeti”nin aranması karşısında, atılı suçtan dolayı 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi mümkün değildir. Diğer bir anlatımla, borçlu sanık alacaklının zararını giderdiğinde yani borcunu ödediğinde İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesi uyarınca davanın ve bütün neticeleri ile cezanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğundan dolayı 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrasının somut olayımızda uygulama yeri bulunmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan inceleme sonucunda;

Sanığa isnat edilen suç,

İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”şeklindeki düzenleme dikkate alındığında; Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2007 tarihli ve 2006/233-2007/576 sayılı kararıyla suça konu edilen ... ve ... plaka sayılı araçların satımına yönelik olarak sanık tarafından yapılan tasarrufun İİK’nun 278/3.maddesi gereğince iptaline ve Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/956 esas sayılı takip dosyasında alacağın tahsil edilebilmesi için iptale konu ... ve ... plakalı araçlar üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2008/5344-5608 sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği, aciz belgesinin ise 15.06.2006 tarihinde alınması, nedeniyle sanığa isnat edilen suçun oluştuğunun kabulünü gerekmesi karşısında isteme aykırı olarak hükmün ONANMASINA, 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog