Aramaya Dön

(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/3706
Karar No
K. 2007/3509
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2007/3706 E.  ,  2007/3509 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan şüpheliler ... ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Körfez Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.01.2007 tarihli ve 2006/2201 soruşturma, 2007/231 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne dair, Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 15.03.2007 tarihli ve 2007/185 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 24.11.2006 tarihli ve 2006/5136-7534 sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun "Muhakeme Usulü" başlıklı 349/1. maddesinde,muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre, şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 346. maddesinin son fıkrasınaki "Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır" hükümleri uyarınca anılan Kanun’da yer alan suçlarla ilgili kovuşturmanın doğrudan icra mahkemesine yapılan şikayetler üzerine yürütülmesinin gerektiği, kaldı ki 2004 sayılı Kanun’un 338.maddesinde alacaklının şikayeti arandığı gibi, bu maddede düzenlenen suç yönünden farklı bir muhakeme usulü de öngörülmediği gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.07.2007 gün ve 35126 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 09.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/151932 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 338.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 1.fıkrasında "Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. "Yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır" hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu gözönüne alındığında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 15.03.2007 tarihli ve 2007/185 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2007 gününde oy birliğiile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog