Esas No
E. 2022/15350
Karar No
K. 2023/32
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/15350 E.  ,  2023/32 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2014/917 Esas, 2015/1000 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak akaryakıtın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise sahibine iadesine karar verilmiştir.

2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2014/917 Esas, 2015/1000 Karar sayılı kararının katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2019/1148 Esas, 2021/7831 Karar sayılı ilâmıyla; "...1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasının 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. madde ve fıkrasından yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 01.09.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında, temyiz edilmeksizin kesinleşen İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1018 Esas ve 2015/862 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 19.07.2014, iddianame tarihinin ise 20.08.2014 olduğu gözetilerek,

Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkında kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek aslı ya da ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK'nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/990 Esas, 2022/808 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un üçüncü maddesinin beş, on ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun' un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.540,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezadan İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/390 Esas, 2021/805 karar sayılı ilamı ile hükmedilen cezanın mahsubu ile sanığın cezasının 3 ay 22 gün hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası olarak infazına, kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli ve 2021/111920 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;

1.Suçta kullanılan nakil aracının müsadere talebinin reddine,

2.Re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.04.07.2014 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, aracın bagaj kısmında 60 litrelik 12 adet bidon içerisinde ulusal marker seviyesi geçersiz 715 lt motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... bozma öncesinde istinabe yoluyla alınan savunmasında, nakil aracı ile ele geçirilen kaçak mazotun kendisine ait olduğunu, ancak ticari amacının bulunmadığını, kullanmak için aldığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.

3.Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 04.07.2014 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (YUAM) tarafından düzenlenen 26.08.2014 tarihli analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

4.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1018 Esas, 2015/862 Karar sayılı kararının celp edildiği, yapılan incelemede anılan dosyada suç tarihinin 19.07.2014, iddianame tarihinin 20.08.2014 olduğu, sanık ... hakkında 3.080 litre kaçak motorin ele geçirildiği iddiasıyla açılan kamu davası sonucunda verilen 05.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararının temyiz edilmeden kesinleştiği, ardından 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) uyarınca uyarlama yargılaması yapıldığı ve mahkemece 15.11.2021 tarihli ve 2021/390 Esas, 2021/805 Karar sayılı karar ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beş, on ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci fıkraları gereğince erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereği zincirleme suça esas olan bu kararın itirazın reddi üzerine 11.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE

A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden

Her ne kadar Tebliğname'de, sanık ...'e suça konu kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle, sanığın doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;

Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına "Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir" ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, bu nedenle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan 24.11.2021 tarihli ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltıldığı anlaşılmakta ise de sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'nin 1 nolu bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Nakil Aracının İadesi Yönünden

Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat da bulunmadığından 5607 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Re'sen Yapılan İnceleme Sonucu Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de Anayasa Mahkemesinin, anılan Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği mümkün görülmüştür.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde 5607 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten ve 5237 sayılı Kanun uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/390 Esas, 2021/805 Karar sayılı ilamıyla kesinleşen 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sonuç olarak sanığın 3 ay 22 gün hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/990 Esas, 2022/808 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "...mahsubu ile; SANIĞIN CEZASININ 3 AY 22 GÜN HAPİS ve 1.500,00TL ADLİ PARA CEZASI OLARAK İNFAZINA..." ifadesinin çıkarılması yerine "mahsubuna" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanunu 5237 sayılı Kanun 5607 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanunu 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) uyarınca uyarlama yargılaması yapıldığı ve mahkemece 15.11.2021 tarihli ve 2021/390 Esas, 2021/805 Karar sayılı karar ile sanığın 5607 sayılı Kanunu 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanunu K5607 md.3/22 K5607 md.5/2 K7242 md.63 K5607 md.13/1 K7242 md.61 K6545 md.3/11 TCK md.7 TCK md.43 K6545 md.89 K5607 md.3/11 K5237 md.7 K5607 md.12
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog