Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/111
Karar No
K. 2023/85
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/111 Esas
KARAR NO: 2023/85
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/02/2022
KARAR TARİHİ: 02/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili---------- depolama hizmeti ile faaliyet gösteren ---- arasında ticari ilişki kaynaklı ---- sair yapıldığını, davalı şirket tarafından --- ---- ödenmediğini, işbu fatura bedelleri alacağına ilişkin olarak -----ile icra takibi konusu yapıldığını, müvekkili şirket tarafından depolama ve sair hizmetler ile yükümlülükler yerine getirildiğini, davalı şirketin itirazları haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirkete ait e-faturalara herhangi bir itirazı da bulunmadığını, kaldı ki icra müdürlüğüne davalı şirket tarafından verilen dilekçede takip dayanağı faturalardan --- faturaya itirazı olmadığını, dosya yetkili yere gönderilirse bu bedeli ödeyeceğini, ödeme emrinde yer alan diğer iki faturadan dolayı da bir borcu bulunmadığının belirtildiğini, davalı şirket haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğundan davalı borçlu şirketin--- dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu şirketin itirazında haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile asıl alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

CEVAP /TALEP : Davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış ,kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER

--- Esas sayılı dosyası UYAP içeriği , Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ----- --- Ticari Defter ve Belgeler, Bilirkişi Raporları, dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali ve Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sulh yoluna gitmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller toplanıp incelenmiş ve değerlendirilmiş, karar duruşmasında da davacı vekilinin tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Öncelikle davaya esas ---- dosyası -------- sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların ticaret sicil kayıtları dosyaya kazandırılmış ve bağlı bulundukları --- ayrı ayrı müzekkereler yazılarak tarafların vergi kayıtları ve uyuşmazlığa ilişkin -------- celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin yerine getirildiği ve anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; evvelin, ------ dosyasından davalı-borçlu hakkında hizmet sözleşmesi kapsamında kesilen faturalara bağlı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

Davalı taraf davaya yanıt vermediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı vekil tarafından gösterilen deliller ve davanın niteliği gereği resen toplanması gereken sair deliller toplanmış ve tarafların tacir olması yanında dava dilekçesinde ticari defterlere de dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nin 83-85 maddeleri ve 6100 Sayılı HMK'nin 222. maddeleri kapsamında inceleme gün ve saati belirlenerek taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ---- davacı şirketir ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda özetle mealen; ticari şirket ve tacir olan davacının incelenen--- yılına ait ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu, Yevmiye ve Defter'i Kebir beratlarının süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde --- alacaklı göründüğü ,davalı tarafın --- fatura yönünden kabulünün bulunduğu, diğer --- faturalara ilişkin mal/hizmet tesliminin gerçekleşmediğinin iddia edildiği, dava konusu alacağa ilişkin faturaların bildirim sınırının altında olması nedeniyle vergi dairelerine beyan edilmediği, takip öncesi temerrüt husunun mahkemenin takdirinde olduğu ancak yıllık % 16,75 ve değişen oranlarda faiz talep edilebileceği tespit, hesap ve görüşüyle rapor verilmiştir.

Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar da kuşkusuz değerlendirilmiştir.

Mahkememizce davalı şirketin merkezinin yargı çevremiz dışında olması nedeniyle davalının bulunduğu ---Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması istenmiştir.---davalı şirketin ticari defterleri incelerek hazırlanan ve mahkememize gönderilen --- tarihli raporda ise özetle; davalı defterlerinin usulün uygun tutulduğu ve delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın ----- kayıtlarda olduğu, diğer faturaların kayıtlarda olmadığı, işbu kayıtlarda olmayan faturalara ilişkin mal ve veya hizmet tesliminin yapıldığına ilişkin bilgi bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede her iki tarafın ticari defter ve belgelerine göre alacağın 1.180.00 TL kısmının ispat hususunun sağlandığı, davacının mal ve hizmet teslimi başta olmak üzere dava dilekçesinde dayandığı delillere bakıldığında davaya konu edilen alacağın geri kalan kısmını ispat edemediği anlaşılmıştır. Binaenaleyh davacı şirketin davasını, TMK'nin 6 ile HMK'nin 190, 222/3 maddeleri gereğince mevcut bilirkişi raporları ve anılan diğer durum ve deliller karşısında kısmen ispatladığı sonuç ve kanaatiyle dosyaya mübrez sözü geçen bilirkişi raporlarının da gerekçeli, dosya kapsamıyla uyumlu, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kabul ve takdir edilerek davanın niteliği gereği icra takip dosyası ve taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre faiz tür ve oranı da gözetilip denetlenmesi sonucunda 6098 sayılı TBK'nin 117/1 maddesi gereğince temerrütün icra takibiyle oluştuğu anlaşıldığından işlemiş faize yönelik talep de dışlanmak suretiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı-borçlunun,--- takip dosyasına 1.180,00 TL asıl alacak kısmına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (2.978,41 TL) davanın/talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise;-----kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda alacağın varlığının ve miktarının kısmen ispatlanması ve sonucu bilirkişi raporları ve yargılamaya göre ulaşılması nedeniyle asıl alacak/borç likit/muayyen olmadığından İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir.

Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,

2.)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun --- asıl alacak kısmına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin---- davanın/talebin REDDİNE,

3.)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

4.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179.90 TL karar ve ilam harcına, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 99,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile ------ ödenen kabul edilen miktar (%0,28) üzerinden hesaplanan 374,57 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile -----ödenen ret edilen miktar (%0,72) üzerinden hesaplanan 945,43 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7.)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.)Davacı tarafından yapılan 243,25 TL posta ücreti ve 1.550,00 TL Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.793,TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,28) ve ret (%0,72) oranına göre 508,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına; davalı tarafında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan--- 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen ---vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (Kabul: 1.180,00 TL / Ret: 2.978,41 TL < 17.830,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.