1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/6936 E. , 2023/72 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/462 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kardeşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2020/2262 Esas, 2020/2304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması suretiyle eksik ceza tayini yönünden) eleştirilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1.Sanığın öldürme kastının olmadığına, korkutmak için ateş ettiğine, eyleme kendiliğinden son verdiğine,
2.Suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3.Asgarî hadden uzaklaşılarak ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ve mağdurun kardeş oldukları, aralarında önceye dayanan bir husumetin bulunmadığı, olay günü saat 16:00 sularında mağdurun eşi ve çocuğuyla abisi olan sanığın da yaşadığı ailesinin evine gittiği, yemek için sofra hazırladıkları, sanığı da sofraya çağırdıkları, sanığın uykusu olduğundan bahisle sofraya gelmek istemediği ancak mağdur ve diğer aile fertlerinin ısrarlarıyla sofraya geldiği, sanığın sinirlenip sofrayı devirmesi üzerine mağdurla tartışmaya başladığı, mağdurun ve eşinin evden ayrıldıkları, ancak sanığın, evden ayrılan kardeşi olan mağdura pencereden av tüfeğiyle ve yaklaşık 8-10 metre mesafeden tek el ateş ettiği ve mağduru sol bel bölgesinden yaraladığı, söz konusu yaralanma nedeniyle mağdurun hayatî tehlike geçirdiği anlaşılmakla, sanığın mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan eden mağdur, aşamalarda istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.
4.Kovuşturma aşamasında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan eden mağdur ...'nin tüm beyanları dosyada mevcuttur.
5.Kolluk kuvvetlerince tanzim edilen, 04.08.2019 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu ve Krokisi dava dosyasında mevcuttur. Yeri İnceleme Raporu ve Krokisi dava dosyasında mevcuttur.
6.20/12/2019 tarihinde keşif tutanağı ve keşif sonucu düzenlenen 25.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
7.Suç tarihi ile aynı zamanda, Ağustos ayında çekilmiş olay yeri fotoğrafları dava dosyasında mevcuttur.
8.Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Manisa Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 15.10.2019 tarihli raporu ile; ''Soma Devlet Hastanesi acil servisi tarafından düzenlenmiş 04/08/2019 tarih ve 19402278 protokol nolu adli raporda ateşli silah yaralanması nedeniyle başvurduğu, sol L1 lateralinde giriş deliği olduğu, batın sol alt kadranda mermi ele geldiği, çıkış deliği olmadığı,
Soma Devlet Hastanesi genel cerrahi polikliniği tarafından düzenlenmiş 04/08/2019 tarih ve 19402278 protokol nolu epikriz/anamnez formunda, BT tetkikinde batın içi solid organ yaralanması, serbest mai görülmediği, inen konanda retroperitoneal alana uyan bölgede serbest hava nedbeciği, minimal serbest mai görüldüğü, 3. basamak sağlık kuruluşunda takibi yapılması gerektiğinden sevki gerçekleştirildiği, 04/08/2019 tarih ve 97856 İD nolu alt abdomen BT tetkik raporunda inen kolon orta kesim komşuluğunda parakolik oluktan inferiora uzanan kalınlığı 5 mm hafif yoğun içerikli mai ve komşuluğunda eşlik eden hava dansiteleri olduğu, L4 vertebra seviyesinden sol paraspinal bölgeden kas ve cilt altı yağ dokular içerisine hava ve kanama ile uyumlu çizgilenmeler olduğu, bu seviyede retroperitoneal alanda kirlenme ve kanama lehine hafif dansite artışı olduğu, üst abdomen BT tetkik raporunda; karaciğer sol lobu sol subdiyafragmatik alanı doldurmakta olup dalak laterali komşuluğundaki sol lob parankimi heterojen olduğu (fokal yağlanma ?, travmaya bağlı kontüzyonu temsil edebilir), umblikus seviyesinde karın ön duvarı sol lateralinde cilt altında 9 mm büyüklüğünde metalik yabancı cisim olduğu, inen kolon orta kesim komşuluğunda parakolik oluktan inferiora doğru uzanan, kalınlığı 5 mm hafif yoğun içerikli mayii ve komşuluğunda eşlik eden hava dansiteleri olduğu, inen kolon yaralanmasının temsil edebileceği, .....,Üniversitesi Hastanesi genel cerrahi servisi tarafından düzenlenmiş 04/08/2019 tarih ve 2013330210 dosya nolu epikriz raporunda, eksplorasyon amacıyla yatırıldığı, sol lomber bölgede yaklaşık L4 seviyesinde giren kurşun deliği mevcut olduğu, krista iliaka süperior anteriorun yaklaşık 5 cm üzerinde cilt altında ele gelen kurşun çekirdeği olduğu, genel anestezi altında batına girildiğinde inen kolon proksimalinde ince bağırsak serozasında 2 cm’lik termal hasar ile serozanın yaralandığı görüldüğü, termal hasarın olduğu noktadan loop kolostomi açılmasına karar verildiği, sol üst kadran loop kolostomi için hazırlandığı, baget yardımı ile kolon hazırlanan ciltten dışarı alındığı, postop yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle Özel 8 Eylül Hastanesine sevkinin yapıldığı,
Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi genel cerrahi servisi tarafından düzenlenmiş 08/08/2019 yatış tarihli ve 2013330210 dosya nolu epikriz raporunda yoğun bakım ihtiyacı biten hastanın servis takibine geçilmek üzere devir alındığı, takiplerinde genel durumu iyi, vital bulguları stabil olan hasta oral medikal tedavi düzenlenerek 11/08/2019 tarihinde taburcu edildiği kayıtlıdır.
Şahsın 09/10/2019 tarihinde şube müdürlüğümüzde yapılan muayenesinde sırtta lomber bölgede orta hattın hemen solunda 1x1 cm’lik ciltten koyu renkli yara izi (ateşli silah yaralanması izi), batın ön yüzde 17x0,5 cm boyutlarında dikey seyirli üzerinde sütür izleri bulunan ameliyat izi, batın solunda kolostomi torbası bulunduğu görüldü.
SONUÇ
...’nin tıbbi belgelerinin incelenmesi ve şube müdürlüğümüzde yapılan muayenesi sonucunda 04/08/2019 tarihinde maruz kaldığı ateşli silah yaralanması sonucu bağırsak yaralanması meydana geldiği, ameliyata alınarak kolostomi açıldığı anlaşılan yaralanmanın;
1.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif derecede OLMADIĞI,
2.Bağırsak yaralanması tanımlandığından kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
3.Yaralanmanın kişinin konuşma yeteneğinde sürekli zorluğa ya da kayba sebep olacak nitelikte OLMADIĞI;
4.Kişinin vücudunda kemik kırığı TANIMLANMADIĞI,
5.Kişinin yüzünde sabit ize sebep olacak nitelikte OLMADIĞI,
6.Kişinin duyularından veya organlarından birinin zayıflamasına ya da kaybına sebep olup olmadığı yönünden değerlendirilebilmesi için olay tarihinden 12 ay sonra tekrar şube müdürlüğümüze gönderilmesi gerekti" Görüşü açıklanmıştır. 9. Soma İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Büro Amirliğinin 05.08.2019 tarihli ön ekspertiz raporunda '' 1 adet ruhsatsız, MAGNUM WESTER marka, 17-1992 seri numaralı otomatik av tüfeğinin yapılan ön ekpertisinde tetik tertibatının sağlam ve çalışır olduğunun, iğne kısmında deforme olmadığının, yivsiz, ateş edebilen, av ve av sporlarında kullanılan silahlardan olduğundan imal durumu, tip ve niteliği bakımından 6136 sayılı yasaya göre yasak niteliği haiz silahlardan olmadığı'' Belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Suç Vasfı Kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, çözülmesi gereken konu sanığın kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun belirlenmesine ilişkindir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.07.2003 tarihli ve 196-212, 30.09.2003 tarihli ve 226-229, 08.07.2008 tarihli ve 88-184 ile 31.03.2009 tarihli ve 248-82 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesi sırasında; fail ile mağdur arasındaki husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânının olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmaktadır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken kıstaslar farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümlerinin mi, yoksa kasten yaralamaya teşebbüs hükümlerinin mi, yoksu tehdit hükümlerinin mi tatbik edileceği noktasında önemle durulması gereken husus, sanığın kastının hangi suçu işlemeye yönelik olduğunda toplanmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.07.2008 tarihli ve 2008/1-88 E., 2008/184 K. sayılı kararına göre ise, öldürme kastının varlığı için; • Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı, • Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı, • Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, • Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı, • Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir sebepten dolayı mı son verdiği, • Olay sonrası mağdura yönelik davranışları, Hususları dikkate alınmalıdır. Failin kastının belirlenmesinde başvurulan ölçütlerden hepsinin, öldürme kastını ortaya koyacak şekilde aynı olayda gerçekleşme zorunluluğu yoktur. Ölçütlerden sadece birisinin gerçekleştiği durumda, failin kastının insan öldürmeye yönelik olduğu; buna karşılık ölçütlerden çoğunun gerçekleştiği durumlarda failin kastının yaralama yahut tehdite yönelik olduğu söylenebilir. Örneğin, mağdura karşı bıçakla birden fazla darbede bulunulması ve tarafların arasında daha önceden bir husumetin bulunması halinde şayet darbe, mağdurun hayati bölgesine vurulmamışsa veya mağdurun hayati bölgesine karşı hareket etmesine rağmen, öldürmeye elverişli bir aletle saldırı sözkonusu değilse öldürme kastından değil, yaralama kastından yahut tehditten bahsedilebilecektir. Bu açıdan esas olan, somut olayın özelliğidir. Hakim, yukarıda sayılan şartlar çerçevesinde karar tesis ederken “şüpheden sanık yararlanır.” ilkesini de gözetmeli ve sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiği hususunda tereddüt yaşadığı halde kasten yaralama yahut tehdit hükümlerini uygulamalıdır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suçu işleme şekli, sanığın zaman zaman avcılıkla da uğraşıyor olması ve silah kullanmayı iyi bilmesi, suç aletinin niteliği, etkili mesafe olarak kabul edilen ve olay yeri inceleme raporunda belirtilen 8-10 metrelik mesafeden ateş etmiş olması, olay yerinden elde edilen 1 adet boş av tüfeği kartuşunun sanık tarafından teslim edilen tüfekten atıldığının belirlenmesi, olay öncesinde mağdurla aralarında tartışmış olmaları, mağdurdaki yaralanmanın yeri ve yaralanmasının adlî muayene raporunda belirtildiği üzere hayatî tehlike geçirecek şekilde olması, olay yerinde yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporuna göre mağdurun, sanığın görüş alanında olduğu ve sanığın, iradi şekilde hedef alıp atış yaptığı yönündeki değerlendirme de dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık saptanmamıştır. B. Teşebbüs İndirimi 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilgili hükmünde; ''Suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar cezalandırılır." hükmüne yer verildiği, sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Olay ve Olgular başlığı altında (8) numaralı paragrafta belirtilen adlî muayene raporuna göre maruz kaldığı ateşli silah yaralanması sonucu bağırsak yaralanması meydana geldiği ve hayati tehlike geçirdiği, anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen müebbet hapis cezası üzerinden eylemin teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle aynı Kanun'un, 13 yıldan 20 yıla kadar ceza aralığı belirleyen 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim uygulanırken meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek sanık hakkında 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/2262 Esas 2020/2304 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2023 tarihinde karar verildi.