Esas No
E. 2021/24014
Karar No
K. 2023/9162
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2021/24014 E.  ,  2023/9162 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/48052 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 37/1 delâletiyle 149/1-a, c, d, h, 53, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2017/161 Esas, 2017/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37/1 ve 148/1 maddesi delaleti ile uyan 149/1-a-c-d-h-son, 168/3-2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.07.2018 tarihli, 2018/996 Esas, 2018/1617 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi

1.... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.07.2018 tarihli, 2018/996 Esas, 2018/1617 Karar sayılı kararında gerekçenin hukuka aykırı olduğuna, çünkü ...'ın kolluktaki ifadesi dikkate alındığında ve sanığın silah kullanan şahıs olduğu değerlendirilirse, sanığın dışında iki kişinin daha olduğu sanığın silahlı şekilde bekçi ile oturması esnasında telefonunun bina içerisinde başka yerde düşürmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, söz konusu olay yeri olan inşaatta bekçi olup sorumluluk sahibi ve işini kaybetmeme korkusuyla böyle bir ifade verdiğini kovuşturma aşamasında dile getirdiğine,

2.... soruşturma aşamasında verdiği ifadeden söz konusu olayda iki kişi değil üç kişi olduğuna, ...'ın kamera kayıtlarını polis memurlarına verdiği ve kamera kayıtların da olayın nasıl gerçekleştiğini şikâyetçi olarak bizzat anlattığını, kamera kayıtların da 2 kişi olduğunu ve olayı gerçekleştirdikten sonra kapıdan çıkıp gittiklerini dile getirdiğini, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alındığında söz konusu şüphenin sanığın lehine değerlendirilmesi gerektiğine,

3.Sanığın eyleminin yağma suçunun unsurlarını oluşturmadığı, sanığın da zararı gidermesi de dikkate alındığında hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, Sanığın Temyiz Sebebi Tanık sıfatıyla ifade veren ...'ın kendi kusurundan dolayı bekçi olmasına rağmen uyuduğu için işini kaybetme korkusundan emniyet ifadesinde yalan beyanda bulunduğuna, cezanın hırsızlıktan verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ...'nın olay günü olan 07.03.2017 tarihinde gece saat 04.00 sıralarında ... mahallesi 127. Sok. No:1 sayılı adreste bulunan inşaata faili meçhul diğer şüpheliler ile birlikte girdiği, inşaatın gece bekçiliğini yapan mağdur ...'ın ise bina içerisinde gürültü duyması üzerine giriş katına indiği, burada yüzünü göremediği üzerinde siyah renkli mont bulunan kapşonlu erkek şahsın siyah renkli silahı mağdura doğrultarak ''olduğun yere otur, sakın kıpırdama'' dediği, bunun üzerine mağdur ...'nın olduğu yere oturduğu, silahlı şahsın mağdurun arkasına geçtiği, ayak seslerinden faillerin iki kişi olabileceği, şahısların sürekli hareket halinde olduğu ve aralarında hiç konuşmadıkları, saat 05.40 sıralarında şüphelilerden birinin mağdura silah doğrultan faile ''tamam'' dediği, bunun üzerine sanık ... ve beyanına göre ... isimli meçhul şüphelinin mağduru bırakarak kaçıp gittikleri, kaçma esnasında sanıklardan ...'nın olay yerinde bulunan Nokia marka 538 ... .. .. numaralı hat takılı bulunan telefonunu düşürdüğü, telefon hattının Polnet 4 sitesinden yapılan sorgulamasından sanık ... adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği ve bu şekilde sanığa ulaşıldığı, sanığın olayı fazla cezadan kurtulmak amacıyla "yağma" değil de "hırsızlık" suçu kapsamında tevilli olarak ikrar ettiği, özellikle mağdur ...'ın olay akabinde soruşturma makamları önünde sıcağı sıcağına suçun işleniş şeklini ayrıntısıyla ortaya koyan beyanları da dikkate alındığında; sanık ...'nın ele geçmeyen başka fail ya da faillerle birlikte "gece vakti birden fazla kişiyle birlikte konutun eklentisinde silahla yağma" suçunu işlediğinin, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2.Mağdur ... kolluktaki beyanında; bina içerisinde gürültü duyması üzerine giriş katına indiği, burada yüzünü göremediği üzerinde siyah renkli mont bulunan kapşonlu erkek şahsın siyah renkli silahı mağdura doğrultarak ''olduğun yere otur, sakın kıpırdama'' dediği, bunun üzerine mağdur ...'nın olduğu yere oturduğu, silahlı şahsın mağdurun arkasına geçtiği, ayak seslerinden faillerin iki kişi olabileceği, şahısların sürekli gidip geldiklerini, kendi aralarında hiç konuşmadıkları, saat 05.40 sıralarında şüphelilerden birinin mağdura silah doğrultan şahsa ''tamam'' dediği, bunun üzerine şahsın mağduru bırakarak gittikleri", mahkemede alınan savunmasında "Başlangıç aşamada her ne kadar silahla kişilerin beni etkisiz hale getirdiğini söylediysem de bu doğru olmamıştır. Ben o gece odamda yatıyordum. Uyandığımda elektriğin gitmiş olduğunu ve içerinin soğuduğunu fark ettim. Dışarı çıktığımda kapıların açık olduğunu, şaft baca kapaklarının açık olduğunu gördüm. Elektrik odasının kapısını kazmayla zorlayarak açtıklarını saptadım. O anda asansör kapısının tellerinin kesildiğini gördüm. Ben o sırada inşaatta kimseyle karşılaşmadım. Eylemi gerçekleştirenler ayrılmıştı. Ben de müteahhitim ...'ı arayarak durumu bildirdim. Doğrusu bundan ibarettir.Bu inşaatın bekçisi bendim. Korkuya kapıldım. Başlangıçta olayı bu nedenle eylemin bana silah gösterilerek gerçekleştirildiği yönünde farklı ifade verdim. Bu şekilde ifade verdiğimden pişmanım. Olayın doğrusunu mahkemede anlattım..." şeklindeki beyanları dosyada mevcuttur.

3.Sanığın mahkemede alınan savunmasında "O gece yolda yürürken bir şahısla karşılaştım. Kendisinden sigara istedim. Buna karşılık kendisi yakındaki inşaatı tamamlanmış haldeki binayı göstererek, kendisine yardımcı olmam durumunda binaya girmek istediğini, hırsızlık yapacağını ifade ederek çaldıklarından elde edeceği gelirden bana da pay vermeyi teklif edince ben de bu teklifini kabul ettim. 01.00'ı geçen saatlerdi. Binanın içerisine açık olan dairenin balkon kapısından daireye girerek, binanın dış demir kapısını o anda tanıştığım ... isimli kişi bana açınca ben de bu şekilde binanın kapısından içeriye girdim. İnşat halinde bina diyor isem de binanın kapısı bacası tamam olan ama içerisinde henüz oturan kimsenin olmadığı bir binayı tarif ediyorum. Binanın inşaatı tamamlanmış olduğu halde sadece çevre düzenlemesi kalmıştı. Öyle gözlemledim. O anda binada bekçi olarak kimse yoktu. ... isimli şahısla birlikte binanın koridorlarında bulunan elektrik kablolarının döşemelerinin olduğu kapakları açtık. Kapaklar açık vaziyetteydi. Kilitli değildi. Açtığımız kapaklardan elektrik kablolarına ulaşarak bunları keserek aldık. Hem ben, hem ... birlikte kestik. Yakındaki elektrik odası diye tabir edeceğim yerin üst bölümünde bulunan tel ızgarayı ... isimli şahısla birlikte kırdık. Buradan elektrik odasına girdik. İçerideki bakır kabloları keserek aldık...Bu olay sırasında inşaatta bekçi yoktu. Bekçiye yönelik cebir ve tehdit içeren bir davranışımız olmamıştır. Yağma suçunu kabul etmem. Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını kabul ediyorum..." şeklinde beyanda bulunarak üzerine atılı yağma suçunu kabul etmediği görülmüştür.

4.Olay yerinde bulunan Nokia marka 538... .. .. numaralı hat takılı bulunan telefonun telefon hattının Polnet 4 üzerinde yapılan sorgulamasından sanık adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği ve bu şekilde sanığa ulaşıldığını belirtir 17.03.2017 tarihli yakalama-üst arama ve teslim tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Suç Vasfının Yanlış Değerlendirildiğine ve Delil Yetersizliğine İlişkin İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede; Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

Yağma suçunu 5237 sayılı Kanun' un 141 ve 142 nci maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçundan ayıran özelliği, malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmasıdır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmayarak failin malı alması ya da mağdurun malı teslim etmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Mağdur ...'ın kolluktaki beyanına göre; yüzünü göremediği üzerinde siyah renkli mont bulunan kapşonlu erkek şahsın siyah renkli silahı mağdura doğrultarak ''olduğun yere otur, sakın kıpırdama'' deyip kabloların alındığı, mağdur ...'ın öncesinden tanımadığı sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir husumetin bulunmaması ile Olay ve Olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, olayın oluş şekline göre gösterilen silah üzerine mağdurun vücut bütünlüğüne yönelik saldırı gerçekleştirileceğinden korkarak eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149/a-c-h maddesindeki suçu oluşturduğu, ilk derece mahkemesince sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kabul edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149/a-c-h maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek eleştirdiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.07.2018 tarihli, 2018/996 Esas, 2018/1617 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.