8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/2017
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2022
NUMARASI: 2015/518 Esas - 2022/575 Karar
DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.01.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın evinin önünde sohbet eden ve yolun karşında bulunan çocuğu kazaya maruz kalmasın diye gelen araca yavaşlaması için eliyle ikazda bulunan müvekkiline çarparak olay yerini terk ettiğini, müvekkilinin kaza neticesinde malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya ZMM sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin zararının karşılanması için davalı tarafa yaptıkları başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile geçici iş göremezlik için 100,00-TL, sürekli iş göremezlik için 100,00-TL tazminatın davalıya başvuru tarihinden sonraki 8. iş gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Yargılama aşamasında sunduğu 18/04/2022 tarihli dilekçesi ile, geçici iş göremezlik taleplerini 2.156.01-TL'ye, sürekli iş göremezlik zararını 141.495,09-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %40, davacı yayanın %60 oranında kusurlu olduğu, davacının % 18,2 oranında malul olduğu, TRH 2010 yaşam tablosuna ve % 10 artırma ve % 10 eksiltme yöntemi ile yapılan hesaplamada davacının sürekli iş göremezlik zararının 145.701,15-TL, davalı tarafça yapılan ödemenin güncel değerinin 4.206,89 TL ve geçici iş göremezlik zararının 2.156,01-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 22/12/2014 tarihinde yapılan başvuru nedeniyle 05/02/2015 tarihinde temerrüde düştüğü kanaati ile; "Davanın KABULÜ ile, 2.156,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 141.495,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 143.651,10 TL tazminatın 05/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün tali kusurunun %25 oranında olması gerektiği, %40 oranında verilen kusuru kabul etmedikleri, kusur oranının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiği, aktüer hesaplamanın TRH 2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik zararı nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığı, işletilecek faizin yasal faiz olması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, ceza yargılamasında tespit edilen maddi vakıa ve kazanın oluş şekli ile uyumlu, denetime açık, hüküm vermeye elverişli olarak düzenlenen kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik dönem zararından davalının sorumlu olması nedeniyle bu husustaki kararda bir hata bulunmamasına ve yargısal içtihatlara göre TRH-2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi izlenerek hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmak suretiyle belirlenen tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamakta ise de, davalıya sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle ancak yasal faiz istenebileceği gözardı edilerek avans faize hükmedilmesi hatalı bulunduğundan davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf isteminin kabulüne, ancak Dairece tespit edilen eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 gereğince taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak tazminata işletilecek faiz yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.