üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda, mahkememizin 18/05/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 23/02/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılması üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI:
DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 23/06/2016 tarihinde sürücü davacı müvekkili ...'nün sevk ve idaresinde kardeşi diğer davacı ...'nün de bulunduğu motosiklet ile ... sokak içerisinde ... Bulvarı yönüne seyir halinde iken yine ... Sokak içerisinde ... Sokak yönüne seyir halinde olan dava dışı ...'ın kullandığı davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araçla ... Sokak ... Sokak kavşağında çarpışmaları neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Konu ile ilgili Çumra Cumhuriyet Başsavcılığına Çumra Polis Merkez Amirliği'nin ... suç numarası ile de soruşturma başlanıldığını, Trafik kazası nedeniyle yaralanan davacılar ... ve ..., kazadan sonra uzunca bir süre tedavi gördüklerini, müvekkillerin kaza sonrası Çumra Devlet Hastanesine götürüldüğünü, davacı ... Meram Tıp Fakültesi Beyin Cerrahi Servisinde tedavi gördüğünü, davacı ... kaza sonrası ... Hastanesinde 23/06/2016 ila 27/06/2016 tarihlerinde yoğun bakımda kalmış, davacı ... hakkında ... Hastanesi tarafından düzenlenen raporda hayati tehlike geçirmiş olduğunu, vücudunda kemik kırığının meydana geldiğini, davacıya mevcut olan asetabulum kırığının müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkilediğini, olay nedeniyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacılar için ayrı ayrı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkillerin olay nedeniyle maddi zarara uğradıklarını, maddi zararları geçici iş göremezlik, bakım ve bakıcı giderleri, faturalandırılan ve faturalandırılamayan tedavi giderleri ve kalıcı maluliyetten kaynaklı zararlar olduğunu, Maddi zararların ne kadar olduğunu bu aşamada tayin ve tespiti mümkün olmadığından maddi zararlara ilişkin davanın belirsiz miktarlı alacak davası olarak görülmesini talep ettiklerini, bu nedenle; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, davanın belirsiz miktarlı alacak davası olarak görülmesini, Davacı ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 25,00 TL faturalandırılan/faturalandırılamayan tedavi giderleri, 25,00 TL bakım ve bakıcı giderleri, 25,00 TL geçici iş görememezlik, 25,00TL kalıcı maluliyet maddi tazminatların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini, varsa ibranamenin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVACI TARAF VEKİLİ 18/03/2021 TARİHLİ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dava dilekçesi ile ... için talep ettikleri 25,00 TL olan geçici iş görememezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 7.598,89 TL, 25,00 TL olan sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat taleplerini 172.689,94 TL, 25,00 TL olan bakım ve bakıcı gideri maddi tazminat taleplerini 3.458,70 TL, 25,00 TL olan tedavi gideri maddi tazminat taleplerini 3.500,00 TL olmak üzere maddi tazminat taleplerini toplam 187.147,53 TL artırarak 187.247,53 TL ye yükselttiklerini, yine dava dilekçesinde ... için talep ettikleri 25,00 TL olan geçici iş görememezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 5.464,16 TL, 25,00 TL olan bakım ve bakıcı gideri maddi tazminat taleplerini 2.305,80 TL, 25,00 TL olan tedavi gideri maddi tazminat taleplerini 2.441,74 TL olmak üzere maddi tazminat taleplerini toplam 10.136,70 TL artırarak 10.211,70 TL ye yükselttiklerini, gereğinin bu miktarlar üzerinden yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; Davacı ... yönünden; müvekkili şirket aleyhine başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, davacı ... tarafın yapmış olduğu başvuruda banka bilgileri ibraz edilmediğini, kazaya ilişkin başvuru üzerine davacıdan işbu eksik evrakların gönderilmesi talep edilmişse de zorunlu olan işbu evrakların sunulmadığını, eksikliğin giderilmesi beklenirken de dava açıldığını, başvurunun başvuru şartı eksikliğinden reddinin gerektiğini, davacı ... yönünden; sağlık eksperinden alınan rapora göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, davacının maluliyetinin bulunmaması nedeniyle kazadan dolayı sorumluluklarının bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 18.08.2015/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma/yaralanma halinde kişi başına azami sorumluluk limiti kaza tarihinde 310.000-TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, araç işletenin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, kazanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın yürürlüğe girmesinden ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler sonra meydana gelmiş olması nedeniyle tazminat hesabında TRH tablosunun baz alınması gerektiğini, davacının gelirinin somut belgelerle ispatlanmasını, davacının ehliyetinin ve kaskının bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını, sigorta şirketlerinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi’nin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle teminattan ödenen tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirketin teminat kapsamında bulunmadığını, geçici işgöremezlik ile ilgili davanın SGK sorumluluğunda bulunmasın nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının yeterli ve gerekli evrakların tamamını sunmamış olması nedeniyle dava tarihi öncesi faiz sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenlerle; müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava; yaralanmalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararların tazminine yönelik maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların verdikleri diğer dilekçe ve belgeler, Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, SGK Konya İl Müdürlüğünden gelen cevabi yazı örneği, Çumra İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazı örneği, ... Konya Hastanesinden gelen cevabi yazı örneği, Konya Çumra Devlet Hastanesinden gelen cevabi yazı örneği, ... Sigorta A.Ş' den gelen cevabi yazı örneği, mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Mahkememizin 18/05/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile; "1-... İçin; Sürekli iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 172.689,94 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 3.458,70 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 3.500,00 TL, olmak üzere Toplam 179.648,64 TL'nin davalı sigorta şirketinden 30/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, ... için talep edilen geçici iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE, 2-... İçin; Geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı için 5.464,16 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 2.305,80 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.441,74 TL, olmak üzere Toplam 10.211,70 TL' nin davalı sigorta şirketinden 30/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, ... için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE,
" şeklinde karar verilmiş idi.
Konya Bölge Adliye Mahkemesinin . Hukuk Dairesinin 23/02/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "....................Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk ve Hukuk dairesininyerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir. Bu halde, mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre tazminat bilirkişisinden usule uygun rapor alınmış ise de; davacılardan Mustafa için maluliyetin Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanarak maluliyetin belirlenmesi yerine hatalı yönetmelik hükmü uygulanarak karar verilmesi hatalı olup "davacı Mustafa için yukarıdaki esaslara uygun maluliyet ek rapor tanziminin istenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu sebeple, davalı sigortanın istinafının bu sebeple kabulü gerekmiştir.
3.Davalı Sigortanın faizin ve başlangıcının yanlış belirlendiği istinaf itirazları yönünden : Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Ancak, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmaması, davalı sigortanın da başvuru yapıldığı hususunu kabul etmemiş olması, "belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerektiğinden mahkemece isabetsitsiz şekilde dava ve ıslah tarihlerine göre ayrı ayrı faiz işletimesi usule uygun olmadığından davacı tarafın buna yönelik itirazları yerindedir. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Ancak, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmaması, davalı sigortanın da başvuru yapıldığı hususunu kabul etmemiş olması, "belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte . Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerekmektedir. Bu sebeple, davadan önce yapılan başvuru ile mahkemece belirlenen temerrüt tarihinin usule uygun olup bu tarihten itibaren faiz işletilmesi yerindedir. Ayrıca, davalının sigortalısı araç minibüs olup şirket adına kayıtlı bulunup ticari nitelikte olduğundan istenilen reeskont faizine hükmedilmesi de yerinde olduğundan, bu hususlara yönelik itiraz reddedilmiştir.
4.Kask takılmama iddiasıyla müterafik kusura yönelik; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (... . Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y.
2015.S.
582.Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince soruşturma ve eldeki dosya irdelenerek davacının kaskın ve koruyucu ekipman takılı olup olmadığı, takılı değil ise bu durumun davacının yaralanmasında etkili olup olmadığı araştırılarak, Takılı olmadığının tespiti durumunda, kazanın şekli, davacının konumu, aracın hasar durumu, çarpma noktası, yaralanmanın şekline göre kaskın ve koruyucu ekipmanların takılı olması halinin davacıların yaralanmasında etkili olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiden de hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddesi gereğince tazminattan indirimin yapıp yapılmayacağı (Yargıtay yerleşik kararlarına göre % 20 oranında), tartışılarak karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde hiç durulmadan karar verilmesi ve hiç tartışılmaması doğru görülmemiş olup davalı tarafın buna yönelen istinafı yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. " denilerek sözü geçen kararımız kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra dava dosyası mahkememizin işbu esasına kaydedilmiş olup yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı ... 08/12/2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile aynen; "Kazanın gerçekleştiği gün motosikleti ağabeyim ... sürüyordu, ben arkada oturuyordum, kask ve koruyucu ekipman yoktu, ağabeyimde de yoktu, yaralanmam başımdan ve bacak bölgelerimdendi, halen baş bölgemde sızlamalar ve bacağımda kilitlenme tarzı kasılmalar oluyor" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı ... 08/12/2022 tarihli duruşmadaki beyanı ile aynen; "Kask ve koruyucu ekipmanım yoktu, benim yaralanmam yalnızca kalça bölgemdendi, çalışırken kalça bölgemdeki arıza nedeniyle sıkıntılar yaşamaktayım, yük kaldırırken hasarlı bölgeyi hissetmekteyim ve beni zorlamaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce temin edilen N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... hakkında düzenlenen 19/09/2022 tarihli raporunda; "' Davacı ... nün 23.06.2016 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sol akciğer alt lob lateral bazal segmentte, sol akciğer lingular segmentte kontüzyon geliştiği, sol akciğerde minimal pnömotoraks izlendiği, solda femur başının superior posteriora disloke olduğu, Sol asetabulumda posterior kesimde belirgin olmak üzere deplase parçalı fraktürlerin izlendiği, 25.08.2022 tarihli uzman muayeneleri sonucunda sol koksartroz olduğu, sol kalça hareketlerinde kısıtlılık olduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 20 yaşın içerisinde olduğu, şahsın grup meslek numarasının 1 (düz işçi) olduğu anlaşılmakla; 1-11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; Grt Xil 34a 15A