1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2010/1797 E. , 2010/6579 K.
"İçtihat Metni"TEBLİĞNAME : 1-B/2010/42444
MAHKEMESİ :(ÜSKÜDAR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :21.01.2010-368/7
A. D.'nu kasten öldürmekten sanık H..
P..'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ÜSKÜDAR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.01.2010 gün ve 368/7 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürmek suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve bozma nedeni hariç tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmadan sonra kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Hasan ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede suç vasfına, yasal savunmaya, alt sınıra yakın ceza verilmesi gerektiğine, eksik incelemeye vesaireye yönelen, katılanlar vekilinin tahrik indiriminin uygulanmasına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a)Dosya kapsamına göre; maktulün diğer sanık Yusuf'la birlikte sanık Hasan'ı zorla arabaya bindirmeye çalıştıkları, sanığın direnmesi üzerine maktul ve Yusuf'un sanığı tanık beyanlarında doğrulandığı ve adli tıp raporunda belirtildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde müessir fiilde bulunarak yaraladıkları olayda, sanık hakkında tahrik hükümlerini düzenleyen ve 12 ila 18 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 29. Maddesinin uygulanması sırasında, maktulden kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 18 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b)5237 sayılı TCK.nun 62. Maddesi gereğince yapılan uygulama sırasında indirim oranının hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddine 12.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
12.10.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı S. K.'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık H.. P.. müdafii Avukat M. E.nin yokluğunda 14.10.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.