2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2013/16810 E. , 2014/4816 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2012/145394
MAHKEMESİ : Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/03/2012
NUMARASI : 2011/585 (E) ve 2012/419 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir nedeninin bulunmadığı, sanıktan başka eve kimsenin de gitmediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; katılanın kovuşturma evresinde sanığın daha önce de ablasının işyerindeki kasasından para çaldığını iddia etmesi,sanığın tüm evrelerde katılanı tanımadığını ve hırsızlık yapmadığını savunması,suça konu cep telefonu ile paranın ele geçirilememiş olması karşısında, çalındığı iddia edilen cep telefonuna ait iletişimin tespitine yönelik araştırma yapılıp suç tarihinden sonra kullanılıp kullanılmadığı kullanılmış ise kim tarafından kullanıldığı belirlenerek, suça sürüklenen çocuk hakkında katılanın ablasına yönelik hırsızlık suçundan dolayı soruşturma yapılıp yapılmadığı da araştırılıp taraflar arasında husumet olup olmadığı kesin olarak belirlendikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, II- Kabule göre de; 5320 sayılı Yasanın 13/1.maddesinde,CYY gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, CYY'nın 324.maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka,kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
Anılan maddeye göre, Hakim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CYY'nın 150/2. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.