Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/1030
Karar No
K. 2023/457
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/1030 Esas
KARAR NO: 2023/457
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ: 30/12/2019
KARAR TARİHİ: 31/05/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/06/2023

Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 30/12/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ... ŞTİ ile diğer davalılar arasında düzenlenen KKİS'ye göre dava konusu Büyükçekmece ilçesi ... Mahallesinde kain ... ada ... nolu parsel üzerinde bulunan inşaatta yer alan 2 adet iş yerinin yüklenici olarak ... 'ya ait olduğunu, yüklenicinin inşaatı tamamlayıp toprak sahibi olan davalılara teslim ettiğini, dava konusu olan 2 adet iş yerinin müvekkili şirket ile davalı yüklenici şirket arasında düzenlenen 14/04/2016 tarihli sözleşme ile müvekkiline satıldığını, satış bedeli olarak yükleniciye 2.300.000-TL ödemede bulunduklarını, bu nedenlerle davalı gerçek kişiler adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle dava konusu 2 adet dükkanın satışına ilişkin 13/04/2016 tarihli satış sözleşmesinin adi sözleşme olduğu, taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması gerektiğini, bu bağlamda geçersiz olan sözleşmeye istinaden tescil talebinde bulunulamayacağını, ayrıca müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle ödeme güçlüğü çektiğini, ekonomik problemlerini çözdükten sonra davacı tarafa olan borcunu ödeyeceğini, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle 13/04/2016 tarihli harici satış sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle sözleşmeyi imzalayan davacı şirket temsilcisinin temsil yetkisinin bulunmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca yüklenici olan davalı şirketin inşaatı zamanında ve eksiksiz olarak tamamlayamadığını, yüklenicinin temerrütü nedeniyle kendisine ihtarnameler çekildiğini, yüklenicinin temerrüdü kapsamında taraflar arasında düzenlenen 09/08/2016 tarihli noter sözleşmesine göre yüklenici olan davalı şirketin payına düşen iki adet dükkanın da kendilerine bırakıldığını, bu bağlamda yüklenicinin hak sahibi olmadığı dava konusu iş yerlerinin davacıya devredilmesinin hukuken mümkün bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının celp ve tetkikinde taşınmazların toprak sahibi olan davalı gerçek kişiler adına tescil edilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Duruşmada dinlenen taraf tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde; davalı yüklenici firmanın inşaatın tamamlanıp teslim edilmesinde gecikmeye sebebiyet verdiğini, inşaatın zamanında tamamlanamaması nedeniyle tarafların bir araya gelerek anlaşmalar yaptığını, ancak anlaşmalar kapsamında da inşaatı eksiksiz olarak süresinde teslim edilemediğini, iskanın toprak sahipleri tarafından alındığını, bir kısım eksik işlerin de kendilerince tamamlandığını maddi olaylara dayalı olarak beyan etmişlerdir.

Yüklenici olan davalı şirket ile toprak sahipleri arasında düzenlenen Büyükçekmece ... Noterliğinin 28/04/2014 tarih ... yevmiye numaralı KKİS'nin 9.maddesine göre iskanın en geç 31/01/2017 tarihinde alınacağı, aynı sözleşmenin 14.maddesine göre inşaatın anahtar teslim tarihinin yine 31/01/2017 olduğu, dosyaya sunulan yapı izin belgesine göre iskanın sözleşmede belirlenen tarihten çok daha sonra 17/09/2019 tarihinde alındığı; toprak sahibi tarafından yükleniciye sözleşmeye aykırılık nedeniyle inşaatın yapım sürecinde 3 adet ihtarname çekildiği, ihtarname içeriklerine göre yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirmediği ve bu kapsamda en son çekilen 26/07/2016 tarihli ihtarnameden sonra tarafların 09/08/2016 tarihinde yapmış oldukları noter sözleşmesiyle yüklenici kendi hissesine düşen iki adet dava konusu iş yerlerini toprak sahiplerine bırakmıştır. Dolayısıyla edimlerini yerine getirmeyen ve sözleşme kapsamında temerrüde düşen yüklenicinin hak kazanmadığı iş yerlerini alacağın temliki hükümleri kapsamında davacı tarafa temlik etmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca dava konusu iş yerlerinin 09/08/2016 tarihli noter sözleşmesi ile yüklenici tarafından arsa sahiplerine bırakılmasına yönelik işlemin muvazaalı olarak yapıldığı hususunun da davacı tarafından ispatlanamadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, toprak sahibi olan davalılar adına tescil edilen taşınmazların alacağın temliki hükümleri kapsamında kendi adına tescilini istemesinin hukuki dayanağı bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; alacağın temliki hükümleri kapsamında tapu iptal ve tescil talebinde bulunan davacının isteminin ancak, yüklenicinin KKİS'ye göre hak kazandığı taşınmazlar yönünden söz konusu olabileceği, olayımızda yukarıda kısaca izah edildiği üzere yüklenicinin kendi edimlerini yerine getirme hususunda temerrüde düştüğü, temerrüt kapsamında yüklenici ile toprak sahipleri arasında düzenlenen 09/08/2016 tarihli noter sözleşmesine göre dava konusu taşınmazların toprak sahiplerine bırakıldığı, söz konusu sözleşmenin toprak sahipleriyle yüklenici arasında muvazaalı olarak yapıldığı hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, yüklenicinin, ancak hak kazandığı taşınmazları alacağın temliki hükümleri kapsamında 3.kişiye devredebileceği, bu hususun olayımızda gerçekleşmediği, davacı tarafın ancak yükleniciyle yapmış olduğu adi sözleşme kapsamında yapmış olduğu ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan yükleniciden talep edebileceği değerlendirilerek sübuta ermeyen davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Sabit görülmeyen davacının davasının REDDİNE,

2.Mahkememizce yargılama aşamasında konulan davalıdır şerhinin karar kesinleşinceye kadar devamına,

3.Peşin alınan 170,78-TL, 17.932,00-TL tamamlama harcı ve yatırılan 39.108,00-TL bakiye karar harçtan, 179,90- TL ilam harcının mahsubu ile, bakiye 57.030,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar vekilleri için AAÜT'ne göre belirlenen 214.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7.Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Gayrimenkul Hukuku 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.