(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6881 E. , 2006/8035 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında ... Köyü 103 ada 38, 121 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 28.10.2004 tarihli ... bilirkişi raporunda 103 ada 38 parselin 12964 m2 bölümünün davacı ... ..., G2=2597 m2 bölümünün ... Gün adlarına, 121 ada 4 parselde G1=5072 m2 bölümünün ... Gün adına, taşınmazların kalan bölümlerin ise, tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmış, taşınmazlar orman alanında bırakılmıştır. Mahkemece, eski tarihli resmi belgelerin uygulanması sonucu 3 parça taşınmaz bölümünün orman sayılmayan yer olduğu gerekçe gösterilerek davacılar adına tapuya tesciline karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
1.... ... adına tescile karar verilen 12964 m2 taşınmaz bölümünün 103 ada 38 parselin hangi bölümüne isabet ettiği bilirkişi raporlarından anlaşılamadığı gibi, Dairenin 11.10.2005 tarihli geri çevirme kararı üzerine aldırılan ek bilirkişi raporunda da diğer davacı ... adına tescile karar verilen bölümler pafta üzerinde işaretlenmiş, ... ...'un dava ettiği taşınmaz yeri işaretlenmemiştir.
Sağlıklı inceleme yapılabilmesi için, yeniden yapılacak keşifte dava edilen 12964 m2 taşınmazın konumu memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike ettirilmek suretiyle bilirkişiye işaretlettirilmeli, taşınmaza komşu olduğu bildirilen 103 ada 15, 16, 17 ve 18 parsellerin vergi kayıtları uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünün ne olarak gösterildiği denetlenmeli, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenilmeli, zilyetliğin ne zamandan beri, kaç yıl ne şekilde sürdürüldüğü somut olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ... uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip bu yolda rapor alınmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı sınırlamalar davacı ... ... ve bayileri yönünden araştırılmalı, resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği düşünülmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
2.... Gün adına tescile karar verilen ve 26.04.2006 tarihli ek bilirkişi raporunda G1-G2 ile işaretlenen taşınmaz bölümlerine gelince; bu taşınmazlar kadastro sırasında orman olarak tespit edilen 103 ada 38 ve 121 ada 4 parseller içinde yeralmakta olup, 38 ve 4 parsellerin diğer bölümlerinin orman niteliği, tespitlerine itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşmiştir. Bu durumda; G1-G2 bölümleri 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklık konumundadır. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır.
17.maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez. Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, davacı ...'ün davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.