Esas No
E. 2019/9488
Karar No
K. 2023/2689
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2019/9488 K. 2023/2689 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/9488, K. 2023/2689, T. 22.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2019/9488
Karar No
2023/2689
Karar Tarihi
22.03.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2019/9488 E.  ,  2023/2689 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/88 E., 2015/471 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 54 üncü maddesi uyarınca kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıntılı temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR

1.31.10.2014 tarihinde Yaşam Market isimli iş yerinde prestige marka sigara satıldığı ihbarı üzerine, ihbar içeriğini kontrol etmek amacıyla olay yerine giden polis ekibi, kendini iş yeri sahibi olarak tanıtan sanık ...'a polis kimlik tanıtım kartlarını göstermiş, ihbar içeriğinden bahsetmiştir. Sanık ..., kim olduğunu bilmediği kişilerin 5 adet büyük boy siyah poşet bıraktıklarını, poşetlerin iş yerinin deposunda olduğunu beyan edip, depodan getirdiği siyah poşetleri rıza ile teslim etmiş, yapılan sayımda poşetlerden 280 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık ... soruşturma ve kovuşturma aşamasında 09.04.2015 tarihinde verdiği savunmasında, ''suça konu sigaraları olay tarihinden bir ay önce tanımadığım bir kişi geçici süreliğine bıraktı, sonrasında gelip almadı. Olay tarihinde polisler gelip sigara sattığıma dair ihbar olduğunu söyleyip sigaraları ele geçirdiler. Benim sigaralarla hiçbir ilgim yok.'' şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE

31.10.2014 tarihli olay tutanağına göre, ihbar üzerine iş yerinde yapılan aramada 2800 paket kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda; 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası, hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler içermektedir.

Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.

Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi,

Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre ise,

1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.

2.Şikayetçi Gümrük İdaresi'nin duruşmadan haberdar edildiği halde davaya katılmadığı gözetilmeden lehine vekalet ücreti tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog