Esas No
E. 2023/1159
Karar No
K. 2023/1461
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2023/1159 E.  ,  2023/1461 K.

"İçtihat Metni"Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince;

"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde belirtilen "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ya da Kullanmak" eylemini işleyen şüpheli hakkında, 191 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek bu karar sanığa tebliğ edilip kesinleşmesini müteakip infazı için ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir.

Bazen şüphelinin, hakkında verilen erteleme kararının kesinleşmesinden önce, karara konu eylemden önce veya sonra işlediği başka eylemleri olup; kural gereği bu eylemlere ilişkin soruşturmaların bir dosyada birleştirilerek işlem yapılması gerekirken zaman zaman soruşturmaların farklı Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülmesi nedeniyle birleştirme kararları verilemediği, bu gibi durumlarda sanık hakkında erteleme kararına konu eylemle ilgili kamu davası açıldıktan sonra ilgili dava dosyası ile birleştirilmek üzere erteleme sürecinden geçmeyen eylemle ilgili doğrudan kamu davası açıldığı bilinmektedir.

Daireler arasında karar uyuşmazlığına konu uygulama farklılığı, erteleme sürecinden geçmeden birleştirme talepli doğrudan açılan kamu davasına konu eylemler veya hazırlık soruşturması aşamasında soruşturma evrakları birleştirilmesine rağmen erteleme kararına konu edilmeyen eylemler için ne şekilde karar verilmesi gerektiği yönündedir.

Dairemizce yapılan uygulama şüphelinin erteleme kararına konu edilmeyen ve fakat erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlediği tüm eylemlerin erteleme kararına konu eylemle birlikte tek suç kabul edilmesi ve fakat temel ceza belirlenirken bunun alt sınırdan uzaklaşmaya esas alınması gerektiği yönündedir. Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17260 Esas 2022/5320 Karar sayılı ve 21.04.2022 tarihli emsal kararı da bu şekildedir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin uygulaması ise; erteleme kararına konu edilmeyen ve fakat erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen diğer eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açma koşulu gerçekleşmediği, bu eylemleri için de ayrıca erteleme kararı verilmesi, erteleme krarı verilmeden davası açılan eylem için durma kararı verilmesi gerektiği yönünde olup, ilk derece mahkemesi kararları bu nedenle bozulmaktadır. İki Ceza Dairesi arasındaki bu uygulama farklığının yansıması olarak ilk derece mahkemelerinde birbiriyle çelişen kararların verilmesine neden olmaktadır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. ve 12. Ceza Dairelerinin Karar Uyuşmazlığına Konu Örnek Kararları;

1.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/550 Esas 2021/1899 Karar sayılı kararı,

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/1445 Esas 2021/2511 Karar sayılı kararı,

3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/799 Esas 2021/2080 Karar sayılı kararı

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/732 Esas 2021/2063 Karar sayılı kararı

5.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/2164 Esas 2022/964 Karar sayılı kararı

6.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2020/515 Esas 2020/2119 Karar sayılı kararı

7.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2020/1170 Esas 2021/428 Karar sayılı kararı

8.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/1461 Esas 2021/2347 Karar sayılı kararı

9.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/1777 Esas 2022/294 Karar sayılı kararı

10.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2448 Esas 2022/742 Karar sayılı kararı olup,

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17260 Esas, 2022/5320 Karar sayılı ve 21.04.2022 tarihli kararında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleşen eylemlerin tek suç kabul edilerek temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Açıklanan nedenlerle iki Dairenin kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmakla 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca bu hususta karar alınarak Yargıtay Birinci Başkanlığından Ceza Daireleri arasındaki karar uyuşmazlığının giderilmesinin istenilmesi talep olunur.” şeklindeki gerekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna talepte bulunulmuştur.

II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 07.10.2022 tarihli ve 2022/11 sayılı kararı ile, “1) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna göndermiş olduğu 28.06.2022 tarihli yazısında belirtilen, 1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/550 Esas 2021/1899 Karar sayılı kararı, 2- Antalya

Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/1445 Esas 2021/2511 Karar sayılı kararı, 3- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/799 Esas 2021/2080 Karar sayılı kararı, 4- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/732 Esas 2021/2063 Karar sayılı kararı, 5- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/2164 Esas 2022/964 Karar sayılı kararı, 6- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2020/515 Esas 2020/2119 Karar sayılı kararı, 7- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2020/1170 Esas 2021/428 Karar sayılı kararı, 8- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/1461 Esas 2021/2347 Karar sayılı kararı, 9- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/1777 Esas 2022/294 Karar sayılı kararı ve 10- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/2448 Esas 2022/742 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasında İÇTİHAT AYKIRILIĞI BULUNDUĞUNA,

2.Karar uyuşmazlığı ile ilgili Yargıtay Kararı: Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17260 Esas ve 2022/5320 Karar sayılı ve 21.04.2022 tarihli kararında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleşen eylemlerin tek suç kabul edilerek temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilerek, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin görüşü doğrultusunda uyuşmazlığın giderilmesi,

3.Anılan Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi ve içtihat birlikteliğinin sağlanması amacıyla 5235 sayılı Adli Yargı İlk derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini düzenleyen kanunun 35/3. maddesi uyarınca ilgili bilgi ve belgelerin eklenerek kararın bir örneğinin YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA GÖNDERİLMESİNE” karar verilmiştir.

III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİ KARARLARI:

A. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Ceza Dairesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/550 Esas, 2021/1899 Karar sayılı kararı:

Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/390 Esas, 2020/447 Karar sayılı, sanığın 09.12.2019 ve 22.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 12. Ceza Dairesinin 12.11.2021 tarihli kararı ile,

Sanığın 09.12.2019 tarihli eylemi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, 22.12.2019 tarihli eylemi yönünden ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 14.03.2020 tarihinde kesinleştirildiği, incelemeye konu 22.12.2019 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmadığı, bu çerçevede kovuşturma şartı gerçekleşmediği için durma kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/1445 Esas, 2021/2511 Karar sayılı kararı:

Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/522 Karar sayılı, sanığın 19.10.2020, 08.11.2020, 08.12.2020, 17.12.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 3 yıl 7 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 12. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli kararı ile,

19.10.2020 tarihli eylem yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, 08.11.2020 ve 08.12.2020 tarihli eylemler yönünden ise dava açılmasının ertelenmesi kararının 23.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibarıyla erteleme kararı kesinleşmeden önce gerçekleşen 08.11.2020 ve 08.12.2020 tarihli eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmadığı, bu çerçevede kovuşturma şartı gerçekleşmediği için durma kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/799 Esas, 2021/2080 Karar sayılı kararı:

Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/554 Esas, 2021/55 Karar sayılı, suça sürüklenen çocuğun 29.04.2019, 23.06.2019, 04.02.2020, 20.02.2020, 20.03.2020 ve 20.04.2020 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının suça sürüklenen çocuk tarafından istinaf edilmesi üzerine 12. Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarihli kararı ile,

Suça sürüklenen çocuğun 29.04.2019 tarihli eylemi yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, 23.06.2019, 04.02.2020, 20.02.2020, 20.03.2020 ve 20.04.2020 tarihli eylemler yönünden ise erteleme kararının 12.07.2020 tarihinde suça sürüklenen çocuğun müdafiine tebliğ edildiği, erteleme kararı kesinleşmeden önce gerçekleşen 04.02.2020, 20.02.2020, 20.03.2020 ve 20.04.2020 tarihli eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmadığı, tüm eylemleri kapsayacak şekilde yeniden erteleme kararı verilmesi gerekeceği, bu çerçevede kovuşturma şartı gerçekleşmediği için durma kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/732 Esas, 2021/2063 Karar sayılı kararı:

Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/475 Esas, 2021/105 Karar sayılı, sanığın 10.01.2020 ve 30.01.2020 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 12. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli kararı ile,

Sanığın 10.01.2020 tarihli eylemi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, 30.01.2020 tarihli eylemi yönünden ise erteleme kararının 15.03.2020 tarihinde kesinleştiği ve erteleme kararı kesinleşmeden önce gerçekleşen 30.01.2020 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmadığı, bu çerçevede kovuşturma şartı gerçekleşmediği için durma kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

E. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/2164 Esas, 2022/964 Karar sayılı kararı:

Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2020/427 Esas, 2021/518 Karar sayılı, sanığın 18.03.2019, 05.07.2019, 26.11.2019, 28.12.2019, 11.08.2020 ve 13.09.2020 tarihli eylemleri nedeniyle 18.03.2019, 05.07.2019, 28.12.2019 tarihli eylemler yönünden zincirleme suç hükümlerine göre ayrı, 11.08.2020 ve 13.09.2020 tarihli eylemler yönünden yine zincirleme suç hükümlerine göre ayrı verilen mahkûmiyet kararlarının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 12. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli kararı ile,

Sanığın 11.08.2020 ve 13.09.2020 tarihli eylemleri yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, yine 18.03.2019, 26.11.2019 ve 28.12.2019 tarihli eylemleri yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, 05.07.2019 tarihli eylem yönünden ise erteleme kararının 24.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme öncesinde gerçekleşen 05.07.2019 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmadığı, bu çerçevede kovuşturma şartı gerçekleşmediği için durma kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

F. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.

Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/515 Esas, 2020/2119 Karar sayılı kararı:

Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/372 Esas, 2019/652 Karar sayılı, sanığın 28.08.2018, 29.09.2018 ve 23.11.2018 tarihli eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 5. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli kararı ile,

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 11.10.2018 tarihinde verildiği ve erteleme kararı henüz tebliğ edilmeden gerçekleşen 28.08.2018, 29.09.2018 ve 23.11.2018 tarihli eylemlerin zincirleme suç niteliğini taşımayacağı, tek suç olarak ve fakat temel ceza belirlenirken teşdit nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararında yer alan zincirleme suç hükmü ile ilgili hüküm fıkrası çıkarılmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,

G. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.

Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/1170 Esas, 2021/428 Karar sayılı kararı:

Antalya 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/235 Esas, 2019/739 Karar sayılı, sanığın 15.08.2018 ve 14.09.2018 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 5. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli kararı ile, Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 04.10.2018 tarihinde verildiği ve erteleme kararı henüz verilmeden gerçekleşen 15.08.2018 ve 14.09.2018 tarihli eylemlerin zincirleme suç niteliğini taşımayacağı, tek suç olarak ve fakat temel ceza belirlenirken teşdit nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek ve ayrıca tebligat usulsüzlüğü nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

H. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.

Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/1461 Esas, 2021/2347 Karar sayılı kararı:

Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2020 tarihli ve 2020/201 Esas, 2020/355 Karar sayılı, sanığın 23.04.2019, 14.06.2019 ve 05.11.2019 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 5. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile,

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 15.11.2019 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve erteleme kararı henüz tebliğ edilmeden gerçekleşen 14.06.2019 ve 05.11.209 tarihli eylemlerin zincirleme suç niteliğini taşımayacağı, tek suç olarak ve fakat temel ceza belirlenirken teşdit nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararında yer alan zincirleme suça ilişkin hüküm fıkrası çıkarılmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, I. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/1777 Esas, 2022/294 Karar sayılı kararı:

Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 2019/455 Esas, 2020/316 Karar sayılı, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan dönüşen 10.09.2017 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 5. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli kararı ile,

Sanığın adli sicil kaydındaki Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/340 Esas, 2018/667 Karar sayılı karar içeriğine göre, sanığın 24.06.2017 tarihli eylemi nedeniyle 24.08.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, erteleme kararının 24.10.2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti suçundan dönüşen 10.09.2017 tarihli eyleminin ise erteleme kararının tebliğinden önce gerçekleşmesi nedeniyle müstakil suç vasfını taşımadığı, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/340 Esas, 2018/667 Karar sayılı kararına konu 24.06.2017 tarihli eylemle birlikte tek suç olarak ve fakat teşdit nedeni olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek verilen cezanın anılan karar ile belirlenen cezadan mahsubu cihetine gidilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,

J. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.

Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/2448 Esas, 2022/742 Karar sayılı kararı:

Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/1001 Karar sayılı, sanığın 13.01.2020, 05.06.2020 ve 16.06.2020 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine 5. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli kararı ile,

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 20.07.2020 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve tebliğinden önce gerçekleşen 05.06.2020 ve 16.06.2020 tarihli eylemlerin zincirleme suç niteliğini taşımayacağı, tek suç olarak ve fakat temel ceza belirlenirken teşdit nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararında yer alan zincirleme suça ilişkin hüküm fıkrası çıkarılmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır.

IV. KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2023 tarihli ve UG-2022/164379 sayılı tebliğnamesinde; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulünce kesinleşinceye kadar olan kullanımlar teşdit nedeni olur" şeklinde giderilmesinin yasal ve yerinde olacağı görüşüyle, 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 07.10.2022 tarih ve 2022/11 sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararına istinaden belirtilen kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.

V. GEREKÇE A

. Uyuşmazlık Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, dördüncü fıkrada yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması ve sanığın birden fazla eyleminin bulunması halinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilmeyen ve erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç kabul edilmesi ve temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmaya esas alınması gerektiği görüşünde,

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ise, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilmeyen ve erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulunun gerçekleşmediği, bu eylemleri için de ayrıca erteleme kararı verilmesi, erteleme kararı verilmeden açılan davaya konu eylem için durma kararı verilmesi gerektiği görüşünde, olup her iki daire arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

B. İlgili Hukuk

1.5235 sayılı "Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun"un, 20.11.2017 tarihli ve 696 sayılı KHK’nin 92 nci maddesi ile değişik, "Başkanlar Kurulunun Yetkileri" başlıklı 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası; "...(3) Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet Başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek, (Değişik fıkra: 20.11.2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1.2.2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder.

Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir..." hükümlerini içermektedir.

2.28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükmü; "Madde 191- (Değişik: 18.06.2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;

a)Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,

b)Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,

c)Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanun'un;

a)188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

b)190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." (10) (Ek: 27.3.2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklindedir.

3.5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi; (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır." şeklindedir.

C. Değerlendirme Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında "5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi", aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca "erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılacaktır.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ile 12. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, sanığın birden fazla eyleminin bulunması halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen birden fazla eylemden bazısı için erteleme kararı verildiği, bazı eylemler için erteleme kararı verilmediği durumlarda, erteleme kararına konu edilmeyen eylemler için dava açma koşullarının oluşup oluşmadığı, erteleme sürecinden geçmeden birleştirme talepli doğrudan açılan kamu davasına konu eylemler veya soruşturma aşamasında soruşturma evrakı birleştirilmesine rağmen erteleme kararına konu edilmeyen eylemler için ne şekilde karar verileceğine ilişkindir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin uygulamasında; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen birden fazla "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" eylemi var ise bunların tek suç sayılması, ancak; eylem sayısı fazlalığının temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılması yönündedir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin uygulamasında ise; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilmeyen ve fakat erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen diğer eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açma koşulu gerçekleşmediği, bu eylemleri için de ayrıca erteleme kararı verilmesi, erteleme kararı verilmeden davası açılan eylem için durma kararı verilmesi gerektiği yönündedir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Kullanmak İçin uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, aynı maddenin dördüncü fıkrasında yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi ya da erteleme süresi içerisinde aynı suçun yeniden işlenmesi halinde erteleme kararının kaldırılıp dava açılacağı, beşinci fıkrasında ise, erteleme süresi içerisinde aynı suçun yeniden işlenmesi halinde bunun ihlal sayılıp ayrı bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilemeyeceği, altıncı fıkrasında; dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır.

Anılan maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, öncelikle erteleme kararı verilmesi zorunlu olup, şüpheli hakkında dava açılmasının ancak dördüncü fıkrada belirtilen ihlallerden birisinin gerçekleşmesi halinde mümkün olacağı, yani bu hususun bir kovuşturma şartı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla erteleme kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden önce işlendiği iddia edilen tüm eylemler aynı kovuşturma şartına tabi olup, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemler tek suç oluşturacağından tüm eylemler yönünden tek bir erteleme kararı verilmesi gerekmektedir. Ancak; bazen, verilen erteleme kararının kesinleşmesinden önce, karara konu eylemden önce veya sonra işlediği başka eylemleri olup, bu eylemlere ilişkin soruşturmaların bir dosyada birleştirilerek işlem yapılması gerekirken bazı durumlarda birleştirme kararı verilemediği, bu gibi durumlarda sanık hakkında erteleme kararına konu eylemle ilgili kamu davası açıldıktan sonra ilgili dava dosyası ile birleştirilmek üzere erteleme sürecinden geçmeyen eylemlerle ilgili doğrudan kamu davaları açılmaktadır veya bazı durumlarda, soruşturma aşamasında soruşturma evrakı birleştirilmesine rağmen bazı eylemler erteleme kararına konu edilmemektedir.

Bu gibi durumlarda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen birden fazla "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" eylemi var ise; erteleme kararına konu edilip edilmediğine bakılmaksızın kovuşturma şartının gerçekleştiğinin kabulü ile tüm eylemlerin tek suç sayılması, ancak; açılacak kamu davasında yapılan yargılama sonucunda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki oranlılık ilkesi ve aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararlarının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilmiştir.

VI. KARAR

1.5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin, erteleme kararına konu edilip edilmediğine bakılmaksızın tek suç oluşturduğu, doğrudan açılan kamu davalarında kovuşturma şartının gerçekleştiği, ancak yapılan yargılama sonucunda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere ve 3 üncü maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğunun kabulü ile, 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin görüşü doğrultusunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ile 12. Ceza Dairesi arasındaki UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE,

2.Dosyanın talepte bulunan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

3.Karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin ceza dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog